İhracattaki istemsiz pahalılaşmanın resimli hikayesi
Dış ticaretten sorumlu bakanların, idarecilerin, STK başkanlarının, yaklaşık 15 yıldan beri ortak söylemlerinden biri ihracat fiyatlarımızın artırılması gereğine işaret ediyor. Kamu tarafı bu amaçla destekler verirken, STK’lar ihracatçıları bilinçlendirmeye ve cesaretlendirmeye yönelik organizasyonlar yapıyor. Bununla birlikte, kimi yıllar bu alanda güzel performans göstermiş olmakla birlikte; Türkiye’nin ihracat fiyatlarındaki artış, muadili olan ülkelerin gerisinde kaldı. İhracatın ortalama kilogram fiyatı, birkaç defa 1,60 $ seviyesini görse de daha üzerine çıkamadı.
Şeytanın bacağı bu kez kırılacak. 2026 sonunda muhtemelen, Türkiye ihracatında birim fiyatlar, şu ana kadarki en yüksek düzeyine ulaşmış olacak. Fakat iki sorun var. Bir; bu yükselişin sorumlusu bu kez başka bir aktör: “Değerli TL”. İki; bu pek de hoşa giden bir yükseliş değil.
Lira, uzunca bir süredir değerlenme eğiliminde
Önce kısa bir parantez açalım: Dezenflasyon programının bir ayağı sıkı para politikasına bir ayağı da dövizin tutulması ve kurlarda stabil ve kısıtlı bir yükseliş üzerine kurulu. Kimileri kategorik olarak buna karşı olsa da; sınırlı bir süre ile uygulanmak kaydıyla ben bunun doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum. Ancak bu ikisi dışında, ihtiyaç duyulan diğer düzenlemeler geciktiği/yapılmadığı için, hem yüksek faiz, hem de değerli TL süreci çok uzadığı için, tarım, sanayi ve hizmet sektörlerindeki işletmelerimizi ciddi ölçüde tehdit etmeye........
