İşsizlik düşüyor, atıl işgücü büyüyor
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladığımız bir haftada, gençlerimizi bu kadar atıl bırakmanın üzerinde çok daha ciddi düşünmemiz gerekiyor. Gençlerin yeteneklerine ve ilgi alanlarına uygun biçimde yönlendirilememesi, istihdam edilememesi aslında sahip olduğumuz en önemli kaynağı yeterince verimli kullanamadığımızı gösteriyor.
Ağırlıklı olarak aktif olarak iş aramayan ancak çalışmaya hazır olanlar ile part-time çalışıp daha fazla çalışmak isteyenlerin de dahil edildiği geniş tanımlı işsizlik oranı uzun süredir yüzde 27-29 bandında seyrediyordu. Son açıklanan verilerle birlikte bu oran yüzde 30,4’e yükseldi.
Hafta başında bu yılın ilk çeyreğine ilişkin iş gücü istatistiklerini aldık. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bir önceki çeyreğe göre 0,1 puan gerileyerek yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşti. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranı ise değişmeyerek yüzde 15,2 oldu. Genç işsizliği erkeklerde yüzde 12,6 seviyesinde görünürken, kadınlarda yüzde 20,4 olarak açıklandı.
Her zamanki gibi hizmet sektörü istihdamın ana taşıyıcısı olmaya devam ediyor. Toplam yaklaşık 32,2 milyonluk istihdamın 19 milyona yakını hizmet sektöründe yer alırken, yaklaşık 6,5 milyonu sanayide, 4,5 milyonu ise tarım sektöründe istihdam ediliyor. Dünyanın genel eğilimine baktığımızda hizmet sektörünün giderek daha fazla istihdam yarattığını görüyoruz. Bu doğal ve anlaşılır bir süreç. Ancak Türkiye açısından dikkat çekici olan nokta, tarımın hâlâ toplam istihdam içinde oldukça yüksek bir paya sahip olması.
Tarım sektörünün toplam istihdam içindeki payı yüzde 15’lere yaklaşırken, bu tablo beraberinde ciddi verimlilik sorunlarını da gündeme getiriyor. Tarımda arz yönlü sıkıntılarımızı ve kendi kendine yeterlilik konusundaki handikaplarımızı düşündüğümüzde, yüksek istihdama rağmen düşük verimlilik sorununun ne kadar belirgin olduğu daha net ortaya çıkıyor.
ABD ve Avrupa gibi tarımda büyük ölçüde kendine yeterli ekonomilerde, tarımın toplam istihdamdan aldığı pay yüzde 4-5 seviyelerinde bulunuyor. Türkiye’de ise bu oran bunun üç katından fazla. Ölçek ekonomisi eksikliği, teknoloji kullanımındaki yetersizlik, eğitim sorunları ve belki de en önemlisi planlama eksikliği, tarımdaki verimsiz yapının temel........
