Parlayan her şey altın değildir
Shakespeare “Venedik Taciri” adlı eserinde başlıktaki sözü yazdıktan bu yana 430 sene geçti. Demek o zamanlar reklamı yapılan her şey göründüğü kadar değerli değilmiş. Peki bugün durum ne? O günden bugüne ne değişti? Parlayan şeyler daha da arttı ve altınlar (yani değerli şeyler) daha da azaldı. Yapay zekâ ve sosyal medya sağ olsun artık her şey daha parlak ama pek çok şey değerli değil.
Yaşadığımız çağa gerçek ötesi (post truth) çağ diyenler var. Öyle diyorlar çünkü hem teknoloji sayesinde her şeyi olduğundan daha “parlak” gösterebiliyoruz hem de gelişen nörobilim sayesinde insan zihninin nasıl ve hangi yöntemlerle yönlendirilebileceğini çok daha iyi biliyoruz. Bu iki faktör yetmiyormuş gibi, bir de yanlış/yetersiz, kalitesiz bilgi sorunu var. MİT’nin araştırmasına göre internette gördüğümüz bilgi cümlelerinin yüzde 70’i yanlış. Ayrıca yanlış bilgi doğru bilgiden 6 kat daha hızlı yayılıyor.
Yani çağımızın temel bir özelliği bilgi kirliliğinin çok fazla olması. O halde sosyal medyadan veya arkadaşlarımızdan kulağımıza gelen bilgi parçacıklarına pek o kadar güvenmemek lazım. Özellikle de finansal piyasalarda yatırım yaparken, yani paramızı riske atarken. Unutmayalım ki tarihteki ve yakın geçmişteki istisnasız bütün finansal balonların temelinde bilgi kirliliği vardır. Genellikle finansal balonlar bir yatırım aracının gerçek değerinin üzerinde piyasaya........
