menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hangi öngörü tuttu da normalleşiyoruz?

37 0
26.08.2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) uzun bir aradan sonra bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlayacağını açıklaması, ilk bakışta teknik bir karar gibi görülebilir. Ancak son aylarda oluşan para politikası düzeni nedeniyle bu adım bundan daha fazla anlam taşıyor diyebilirim. Politika faizi yüzde 37 olmasına rağmen TCMB bir süredir bankaların likidite ihtiyacının önemli bölümünü yüzde 40 civarındaki gecelik kanaldan karşılıyordu. Haftalık repo ihalelerinin yeniden açılması, kullanılacak miktara bağlı olarak fiili fonlama maliyetini yüzde 40’tan yüzde 37’ye doğru çekebilir. Dolayısıyla politika faizi resmen değişmese bile piyasada “örtülü faiz indirimi” beklentisinin oluşması şaşırtıcı değil.

Asıl soru zamanlama. TCMB daha kısa süre önce Ağustos Enflasyon Raporu’nu açıkladı ve 2026 yılsonu enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltti. Yüzde 24’lük ara hedef değiştirilmediği için Bankanın ulaşmak istediği seviye ile gerçekleşmesini daha olası gördüğü oran arasındaki fark da büyüdü. Üstelik Banka enerji, gıda, yönetilen fiyatlar ve fiyatlama davranışlarını enflasyon açısından risk olarak göstermeye devam ediyor. Petrol fiyatları da varsayımların üzerinde seyrediyor. Brent’in 90 doların üzerine yerleşmesi, özellikle enerji ithalatçısı Türkiye açısından enflasyon ve cari denge bakımından rahatlatıcı bir gelişme değil.

Bu şartlarda “enflasyon riski azaldı, dolayısıyla parasal koşulları normalleştiriyoruz” şeklinde güçlü bir ekonomik gerekçe ortaya koymak zor. Buna karşılık TCMB’nin hiçbir teknik gerekçesi bulunmadığını söylemek de doğru olmaz. Politika faizinin yüzde 37 olarak ilan edilip piyasanın uzun süre yüzde 40 civarında fonlanması, bir süre sonra “gerçek politika faizi hangisi?” sorusunu doğuruyor. Repo ihalelerine dönüş, politika faizini yeniden parasal aktarım mekanizmasının merkezine yerleştirme çabası olarak okunabilir. Nitekim bazı uluslararası finans kuruluşları bu ihtimali Ağustos Enflasyon Raporu’nun hemen ardından dile getirmişti. Bu nedenle karar tamamen sürpriz değil.

Ancak TCMB’nin son üç yıllık performansı zamanlama konusunda daha ihtiyatlı davranılmasını gerektiriyor. 2023’te yeni ekonomi yönetimi göreve geldiğinde politika faizi yüzde 8,5 seviyesindeydi. İlk aylarda kademeli bir artış tercih edildi; haziranda yüzde 15,........

© Ekonomim