Beşeri sermayenin kalitesi yükselmeden kalkınma olmaz

Dünya Bankası’nın 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı ve yaklaşık 140 sayfadan oluşan “Building Human Capital Where It Matters: Homes, Neighborhoods and Workplaces” başlıklı rapor, yalnızca teknik bir kalkınma metni değil; gelişmekte olan ülkeler için ciddi bir uyarı belgesi niteliğinde. Raporda 129 düşük ve orta gelirli ülke inceleniyor ve çarpıcı bir sonuç ortaya konuyor: Mevcut sağlık, eğitim ve beceri açıkları nedeniyle bu ülkeler gelecekteki işgücü kazançlarının ortalama yüzde 51’ini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Türkiye için hesaplanan oran yüzde 42.

Geniş bir coğrafyada benzer kırılganlıklar var

Zaten birçok sorunu Türkiye’ye özgü bir sorun olarak okumak büyük hata olur. Dolayısıyla bu raporun en dikkat çekici yönü, Türkiye'de şikayet ettiğimiz birçok sorunun küresel ölçekte yaygınlığı ve kalıcılığı. Latin Amerika’dan Güney Asya’ya, Sahra Altı Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada benzer kırılganlıklar gözleniyor.

Örneğin Sahra Altı Afrika ülkelerinde -Nijer, Çad ve Güney Sudan gibi- erken çocukluk dönemindeki yetersiz beslenme oranları hâlâ yüksek seyrediyor. Bu durum, çocukların bilişsel gelişimini doğrudan etkiliyor ve çalışma yaşamına geldiklerinde işgücü verimliliğini kalıcı biçimde düşürüyor. Asya’da, özellikle Pakistan ve Bangladeş’te temel eğitimde erişim artmış olsa da öğrenme çıktılarındaki kalite sorunu devam ediyor. Latin Amerika’da Brezilya ve Meksika gibi orta gelirli ülkelerde gelir artışı yaşanmasına rağmen, yerel düzeyde eşitsizlikleri ve eğitim kalitesi arasındaki farklar gelecekteki kazanç potansiyelini sınırlıyor.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde ise genç işsizliği ve kadınların işgücüne katılım oranlarının düşüklüğü beşeri sermaye kaybını büyütüyor. Mısır ve Ürdün gibi ülkelerde eğitimli genç nüfus olmasına rağmen, iş piyasasının talep ettiği becerilerle eğitim sistemi arasında ciddi uyumsuzluklar bulunuyor.

Olumlu örnekler de yok değil.........

© Ekonomim