menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Petrol şoku sadece pompaya yansımıyor

9 0
19.09.2026

Petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıktığında ilk baktığımız yer genellikle akaryakıt istasyonları oluyor. Benzin kaç lira oldu, motorine ne kadar zam geldi, depoyu doldurmanın maliyeti ne kadar arttı?

Oysa petrol şokunun hikâyesi pompada başlamıyor, pompada da bitmiyor.

Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu tablo tam olarak bunu gösteriyor. Orta Doğu'daki çatışmalar ve enerji arzına yönelik riskler nedeniyle Brent petrol yeniden 100 doların üzerine çıktı. Fiyatların yükselmesi yalnızca sürücünün cebini değil; taşımacılıktan üretime, gıdadan hava yolu ulaşımına kadar ekonominin neredeyse tamamını etkileyen bir maliyet zinciri oluşturuyor.

Pompada başlayan zincir market rafına uzanıyor

Bir ürünün market rafına ulaşana kadar kat ettiği yolu düşünelim.

Tarladan çıkan ürün kamyona yükleniyor. Kamyon yakıt tüketiyor. Ürün depoya gidiyor, depodan dağıtım merkezine, oradan markete taşınıyor. Bu zincirin her halkasında enerji maliyeti var.

Dolayısıyla motorinin fiyatındaki yükseliş, yalnızca araç sahibinin ulaşım maliyetini artırmıyor. Nakliye maliyetlerini de yukarı çekiyor. Nakliye pahalandığında ise üreticiden tüketiciye kadar uzanan zincirin bir yerinde bu maliyetin fiyatlara yansıması kaçınılmaz hale geliyor.

İşte petrol şokunun ekonomideki asıl gücü burada.

Akaryakıt fiyatı artıyor, taşıma maliyeti yükseliyor, üretim maliyeti artıyor ve sonunda tüketici fiyatı baskı altında kalıyor.

Uçak bileti de bu denklemde

Aynı durum havacılık sektörü için de geçerli.

Jet yakıtı fiyatları yükseldiğinde havayollarının en önemli gider kalemlerinden biri daha pahalı hale geliyor. Bunun sonucunda şirketlerin maliyetleri artarken, bu artışın bilet fiyatlarına yansıması gündeme geliyor.

Üstelik mesele yalnızca petrol fiyatı değil. Son dönemde dizel ve jet yakıtı piyasalarında da arz sıkışıklığı görülüyor.........

© Ekonomim