Küresel belirsizlikler arasında Türkiye ihracatla gücünü pekiştiriyor
Dünya ekonomisi son yılların en karmaşık ve belirsiz dönemlerinden birinden geçiyor. Jeopolitik gerilimlerin artması, enerji ve emtia piyasalarındaki dalgalanmalar, küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlenmesi, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi ve büyük ekonomiler arasındaki stratejik rekabet, uluslararası ticaretin kurallarını ve dengelerini yeniden tanımlıyor.
Rusya-Ukrayna savaşının etkileri henüz tam olarak ortadan kalkmamışken, Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar enerji ve lojistik maliyetleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Avrupa Birliği’nde büyümenin zayıf seyretmesi, Çin ekonomisindeki dönüşüm süreci ve küresel faiz oranlarının yüksek seviyelerde kalması da dünya ticaretinin hızını sınırlayan temel unsurlar arasında yer alıyor.
Böylesine zorlu bir küresel konjonktürde Türkiye’nin ortaya koyduğu dış ticaret performansı, ülkemizin üretim kapasitesinin, girişimcilik gücünün ve ticaret diplomasisinin başarısını açık biçimde ortaya koyuyor.
2026 yılı Haziran ayında ihracatımızın yüzde 21,9 artışla 25 milyar dolara ulaşması ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek Haziran ayı ihracat rekorunun kırılması, Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığının önemli bir göstergesi. Yılın ilk altı ayında 136,1 milyar dolarlık ihracata ulaşılması ve yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının ilk kez 400 milyar dolar seviyesini aşması, Türkiye’nin küresel ticaretteki ağırlığının istikrarlı biçimde arttığını gösteriyor.
Bu başarı, yalnızca rakamlardan ibaret değil. Aynı zamanda Türkiye’nin üretimden teknolojiye, lojistikten pazarlamaya kadar uzanan geniş bir değer zincirinde elde ettiği dönüşümün somut sonucu. Özellikle orta yüksek ve yüksek........
