menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

IC, Türkiye’den bölgeye uzanan bir nükleer sanayi ekosistemi kuracak

17 0
02.07.2026

            Dünya genelinde elektrik talebi hızla büyüyor. Sanayide elektrifikasyon, elektrikli araçlar, yapay zekâ, bulut bilişim, veri merkezleri, otomasyon ve enerji yoğun üretim süreçleri ülkelerin önüne yeni bir soru koyuyor: Kesintisiz, düşük karbonlu, güvenilir ve rekabetçi enerji nasıl sağlanacak?

Bu sorunun cevabı, enerji politikalarının tek kaynaklı çözümlerden çok daha karmaşık bir mimariye ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Bunun sonucunda da güneş, rüzgâr, depolama, şebeke yatırımları, talep yönetimi ve nükleer enerji aynı enerji mimarisinin farklı parçaları olarak birlikte düşünülüyor.

Bu süreçte özellikle nükleer enerji yeniden ülkelerin gündemine girmiş durumda. bakış son birkaç yılda belirgin biçimde değişti. COP28’de küresel nükleer kapasitenin 2050’ye kadar üç katına çıkarılması hedefi de yaşanan dönüşümün en önemli göstergelerinden biri oldu.

Bugün yaklaşık 500 GW seviyesinde olan küresel nükleer kapasitenin bin 500 GW’a çıkarılma hedefi, önümüzdeki dönemde yaklaşık bin GW ilave kapasite ve trilyon doların üzerinde yatırım ihtiyacı anlamına geliyor. Bu kadar büyük bir dönüşüm, nükleeri sadece enerji üretimi değil, teknoloji ve sanayi politikası olarak da yeniden tartışmaya açıyor.

IC Nükleer Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Murad Bayar, yeni dönemde nükleer enerjinin, enerji güvenliği, iklim hedefl eri, sanayinin karbonsuzlaşması, veri merkezlerinin enerji ihtiyacı, proses ısısı, yerli tedarik zinciri ve ileri mühendislik kapasitesinin kesişiminde konumlandığını ifade ediyor. Bayar’a göre bu yeni dönemin en dikkat çekici başlıklarından biri küçük modüler reaktörler, yani SMR’lar. Çünkü SMR’lar, klasik nükleer santral anlayışından farklı olarak daha esnek, daha modüler ve sanayiyle daha doğrudan entegre olabilecek bir teknoloji hattı sunuyor.

4. nesil nükleer teknolojilerde bölgesel model hedefi

Türkiye’nin 2050’ye kadar 20 GW nükleer kapasite hedefi içinde 5 bin MW’lık SMR kapasitesinin yer alması, bu alanı Türkiye açısından stratejik hale getiriyor. Bayar bu noktada Türkiye’nin sadece teknoloji satın alan değil, teknoloji geliştiren ülkeler arasında yer alması gerektiğini söylüyor.

Bu nedenle IC Nükleer Teknoloji, Türkiye’de bir SMR yatırımı yapmanın ötesinde, SMR teknolojisinin geliştirilmesi, lisanslanması, yerlileştirilmesi, tedarik zincirinin kurulması ve ticari uygulama alanlarına taşınması için uzun vadeli bir teknoloji platformu oluşturmayı amaçlıyor.

Bu........

© Ekonomim