menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz’den dünyaya yayılan “fosil enflasyon”

22 0
12.06.2026

Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla derinleşen enerji krizi, fosil yakıt ithalatına bağımlı sistemlerin kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu. Prof. Dr. Etem Karakaya’ya göre bu kriz, enerji güvenliği tartışmasını yalnızca yeni petrol ve gaz tedarikçileri arayışının ötesine taşıyor. Karakaya’ya göre yeni dönemde asıl mesele, “daha fazla tedarikçi” bulmak değil; fosil yakıt ihtiyacını yapısal olarak azaltmak.

Enerji krizleri, çoğu zaman yalnızca fiyat hareketleriyle okunur. Petrol kaç dolara çıktı? Hangi ülke hangi tedarikçiye yöneldi? Oysa Hürmüz krizi fiyatların çok ötesinde bir gerçeği görünür kılıyor. ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının ardından Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel enerji sisteminin en hassas damarlarından birini tıkadı. Petrol ve gaz fiyatlarındaki artış kısa sürede ulaşımdan gıdaya, sanayiden hane faturalarına kadar ekonominin tamamına yayıldı.

İklim iktisadı, energy dönüşümü, karbon piyasaları ve sanayide karbonsuzlaşma alanlarında çalışan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Etem Karakaya’nın ifadesiyle dünya, yalnızca bir enerji arz şokuyla değil, aynı zamanda yeni bir “fosil enflasyon” dalgasıyla karşı karşıya kaldı.

İthalat kaynaklarını çeşitlendirmek enerji güvenliğini sağlamaya yetmiyor

Karakaya’ya göre Hürmüz krizi, fosil yakıt ithalatına dayalı enerji sistemlerinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren ender jeopolitik anlardan biri. Bu kırılganlık yeni değil. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, LNG piyasalarındaki belirsizlikler, tedarik zinciri şokları ve şimdi Hürmüz’de yaşananlar aynı dersi tekrar ediyor: İthalat kaynaklarını çeşitlendirmek, enerji güvenliğini sağlamaya yetmiyor. Çünkü sorun yalnızca petrolün ya da gazın nereden geldiği değil. Sorun, ekonomilerin büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı olması. Karakaya’ya göre yeni dönemde asıl mesele, “daha fazla tedarikçi” bulmak değil; fosil yakıt ihtiyacını yapısal olarak azaltmak.

Enerji güvenliği artık temiz enerji politikası

Geçmiş enerji krizlerinde ülkelerin ilk refleksi genellikle aynıydı: Yeni petrol sahaları, yeni gaz anlaşmaları, yeni LNG terminalleri, yeni tedarik rotaları. Kısa vadede bu adımlar anlaşılabilir olsa da, Karakaya’ya göre artık kalıcı çözüm sunmuyor. Jeopolitik risklerin arttığı bir........

© Ekonomim