Biyoçeşitlilik, doğayla uyumlu büyümenin temel taşı

22 Mayıs Dünya Biyoçeşitlilik Günü vesilesiyle konuştuğumuz Çimsa Sürdürülebilirlik, İSG ve Çevre Direktörü Neslihan Ergüven, “Doğayı korumak, aynı zamanda yaşadığımız coğrafyaların kültürünü, hafızasını ve geleceğini korumak anlamına geliyor. Biyoçeşitlilik, doğayla uyumlu büyümenin ve uzun vadeli değer yaratımının temel taşı” diyor.

Doğa, şirketlerin faaliyet raporlarında yer alan çevresel bir başlıktan ibaret değil. Büyüme modelinin, yatırım kararlarının ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesinin tam merkezinde duruyor.

İklim krizinin yanında hızla derinleşen biyoçeşitlilik kaybı, özellikle arazi kullanımı yüksek sektörler için yeni bir sorumluluk alanı açıyor. Çimento sektörü bu açıdan en kritik alanlardan biri ve bu nedenle, doğru yönetilen her adımın dönüştürücü gücü de yüksek.

Çimsa’nın biyoçeşitliliği yalnızca bir uyum ya da raporlama konusu olarak değil, “doğayla uyumlu büyümenin temel taşı” olarak ele alması bu açıdan önemli.

Şirket, 2030’a kadar etki alanındaki biyoçeşitlilik kaybını durdurmayı ve tersine çevirmeyi, 2050’ye kadar ise ekosistemlerin iyileşmesini destekleyen bir etki yaratmayı hedefl iyor.

22 Mayıs Dünya Biyoçeşitlilik Günü vesilesiyle konuştuğumuz Çimsa Sürdürülebilirlik, İSG ve Çevre Direktörü Neslihan Ergüven, “Doğayı korumak, aynı zamanda yaşadığımız coğrafyaların kültürünü, hafızasını ve geleceğini korumak anlamına geliyor” diyor. Şirketin bu alanındaki faaliyetlerini Neslihan Ergüven’den dinledik:

Hedef ekosistemleri iyileştirmek

“Biyoçeşitliliği yalnızca bir raporlama başlığı ya da çevresel bir yükümlülük olarak görmüyoruz. Biyoçeşitlilik, toplumla birlikte sahiplenilmesi gereken ortak bir değer. Çünkü doğayı korumak, aynı zamanda yaşadığımız coğrafyaların kültürünü, hafızasını ve geleceğini korumak anlamına geliyor. Biyoçeşitlilik, doğayla uyumlu büyümenin ve uzun vadeli değer yaratımının temel taşı. Bu yaklaşım doğrultusunda, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan Karasal Yaşam hedefini temel referans noktamız olarak benimsedik. Amacımız; 2030 yılına kadar etki alanımızdaki biyoçeşitlilik kaybını durdurmak ve tersine çevirmek, 2050 yılına kadar ise hem kendi operasyonlarımızda hem de değer zincirimizin tamamında ekosistemlerin iyileşmesini destekleyen bir etki........

© Ekonomim