menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Veraset Vergisi’nin 2026 istisnaları ve tarife

17 0
06.01.2026

Servet transferinden alınan Veraset ve İntikal Vergisi, Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa 12.4.1926'da yayınlanarak yürürlüğe giren "Veraset ve İntikal Vergisi Hakkında Kanun" ile Türk vergi sistemi içindeki yerini almıştır. 15.6.1959'da yayınlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı "Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu" ile de yerini sağlamlamıştır.

Bu verginin bütçe gelirleri içerisindeki yeri fazla değildir. Ancak buna rağmen servet intikallerinin vergilendirilmesinin sebebi, servetin ayrı bir mali gücü temsil etmesidir. Anayasamızın 73/1. maddesinde yer alan "Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür" hükmü ile benimsenmiş olan mali güç ilkesi, gerek veraset yoluyla gerekse bağış gibi karşılıksız intikaller sonucu servet edinen kişilerin, mali güçlerinde bir artış olduğu düşüncesi ile vergilendirilmesini gerektirmektedir. Bu noktada "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır" şeklindeki, söz konusu maddenin 2. fıkrası hükmünün de servet intikallerinin vergilendirilmesi gerektiğine işaret ettiği söylenebilir. Doktrinde servet intikallerinin vergilendirilmesindeki bir diğer amacın, gelir ve servet dağılımındaki dengeyi sağlamak olduğunu savunan görüşler de mevcuttur.

7338 sayılı Kanunun 4/2. maddesinde, “(b), (d) ve (e) bentlerine göre her bir takvim yılında uygulanacak istisna hadleri, önceki yılda uygulanan istisna hadlerine bu yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artış yapılmak suretiyle tespit olunur” hükmüne,........

© Ekonomim