2025 yılının arızi kazançlarının vergilendirilmesi |
Gelir vergisi açısından 2025 yılı gelirlerinin beyan döneminin yaklaşması, gelir vergisine ilişkin konuları ele alma zamanının geldiğini göstermektedir.
Gelir Vergisi Kanunumuz gelir kavramını tanımlamamış, yedi unsura ayırarak ve bunların kapsamlarını belirleyerek, iktisat biliminin gelir teorilerinden kaynak teorileri yaklaşımında sınırlı bir gelir anlayışını benimsemiştir. Elbette ki, Kanunla çizilen sınırın darlığı veya genişliği tartışma konusu yapılabilir. Ancak sınırların belirli olması, verginin yasallığı ve hukuk güvenliği ilkeleri açısından önem taşımaktadır.
Kanun, geliri 7 türe ayırmış, ilk 6 türde belli üretim faktörlerinden veya bileşiminden ve teorik olarak devamlılık arz edecek şekilde elde edilen gelirlere yer vermiş, 7. türde ise bu gelirlerin devamlılık arz etmeyecek şekilde elde edilmesi halini “diğer kazanç ve iratlar” başlığı altında “değer artış kazancı” ve “arızi kazançlar” alt türlerine ayırarak vergi kapsamına almıştır. Ben bu yazımda, bu alt gelir türlerinden “arızi kazançlar”ı, beyan döneminde olmamız ve beyanı en çok atlanılan kazançlardan olması dolayısıyla tekrar aktarmak istiyorum. Arızi kazançlar, Kanunun 82. maddesinde tahdidi olarak sayma suretiyle belirlenmiştir. Bu maddeye göre arızi kazançlar şunlardır.
1. Arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar : Bu kapsamdaki gelirin özelliği, geçici bir faaliyete dayanmasıdır. Eğer ticari muamelelerin yapılması veya aracılık faaliyeti, devamlılık unsurunu içerirse veya bir ticari işletme boyutlarını kapsayacak şekilde ifa edilirse, kazanç artık ticari kazanç kapsamına girecektir. Bu kazanca örnek olarak, bir apartman kapıcısının boşalan bir daireyi bir ihtiyaç sahibine veya emlâk komisyoncusuna haber vermek suretiyle satışına veya kiralanmasına aracılık........