Umursamayanın yapamayacağı yok

Günlük yazımı bitirdikten sonraki alışkanlığım arkadaşlarımla buluşup sohbet etmektir. İçlerinde eski ekonomi bürokratları çoğunluktadır. Bunların bir kısmı zaten akademisyen oldukları için üniversitelerde ders vermeye devam ediyor, bir kısmı yılların bilgi birikimini yine üniversitelerde ders vererek genç nesillere aktarıyor. Yalnızca eski bürokratlar değildir sohbet ettiğim arkadaşlarım, içlerinde eski sendikacılar da vardır, meslektaşlarım da…

Niyetim sizlere bir günümü nasıl geçirdiğimi anlatmak değil elbette… Niyetim aslında hepimizin farkında olduğu bir gerçeğin bir sohbet sırasında çok çarpıcı şekilde bir kez daha ortaya çıkması…

Geçenlerde yine iki arkadaşımla sohbet ediyoruz. Çok sevdiğim bu arkadaşlarımdan biri eski bir sendika yöneticisi, diğeri ise ekonomide çok üst düzey görevlerde bulunmuş, CV’sinde devleti adeta ele geçirmiş bir takım yapılarla ilişkisi olduğunu ortaya koyan bir bulguya rastlanamadığı(!) için de düşünüldüğü halde çok daha üst makamlara getirilmemiş ve daha sonra emekliliği tercih etmiş bir isim.

İktidarın icraatlarını ve tercihlerini konuşuyoruz. Ağırlıkla da ekonomiyle ilgili olanları. Konu dönüp dolaşıp son zamanlarda yapılan ve insanı hayretler içinde bırakan bir takım atamalara geliyor.

Liyakatsizlik yine diz boyu. Şimdi kurum ya da makam ismi verip yalnızca onları ön plana çıkarıyormuş gibi olmak istemiyorum ama son dönemde nerelere kimlerin atandığına bakanlar zaten bunları görebilir.

Eski........

© Ekonomim