menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitimde “sınırlar” kapanırken

9 1
13.10.2025

Son zamanlarda -yurtdışına yerleştiğimden beri denebilir- buradaki stabil hayatın rehavetine öyle bir alıştım ve mevcut iş tempom da öylesine sabitlendi ki, kendi kökenlerimi unuttum ve yazma tembelliği denilen şeye kapıldım.

Ta kii, geçen gün eğitimle ilgili bir habere denk gelene dek. Şöyle bir şey diyordu “Uluslararası eğitim olanaklarını kaçırmayın!”

Yaklaşık 1,5 yıldır yurtdışında olan biri olarak son dönemde istisnasız tüm ülkelerin vize kısıtlamalarına yakından şahit olmakla kalmadım, son dönemlerde yaptığım mentörlüklerle gençlerin kısa dönemli eğitimler için bile konsolosluklardan ne kadar zor vize aldıklarını birince elden görme imkanı buldum.

Çünkü sınırlar kapanıyor.

Evet, bildiğiniz sınırlar kapanıyor dünyada.

Artık Amerika için bugün başvursanız en erken 2027 Haziran’ına randevu bulabiliyorsunuz. Randevu bulmanız ise almanız anlamına gelmiyor. Çünkü başvuruların P’si reddediliyor ve genellikle gerekçe “Yurda dönmek için yeterli sebebin yok.”

Yanlış okumadınız evet. Son 3 duyduğum ret nedeni bu.

Sesli güldüm, sonra da güldüğüme içim acıdı.

Acı ama gerçek bir şey için ne denebilirdi ki? Ya da ne hissedilebilirdi?

Enflasyon almış başını gidiyor, akademisyenler komik rakamlara çalışıyor, doçentlik kriterleri takip etmenin neredeyse imkansız hale geldiği bir hızda değişiyor, mezun olan çocuk yüksek lisans yaptı ise iş bulması daha zorlaşıyor (doktorayı saymıyorum bile çünkü sizi anında........

© Eğitim Ajansı