Kütüphane Haftası yaklaşırken: Türkiye’de kütüphaneciliği sevdiren bir isim neden çıkmıyor?

Her yıl Mart ayının son günleri yaklaşırken Kütüphane Haftası yeniden gündeme gelir. Kütüphaneler konuşulur, kitap sevgisi üzerine birkaç güzel söz söylenir, raflar arasında dolaşan sessiz emek hatırlanır. Oysa kütüphanecilik, yalnızca yılda bir hafta hatırlanacak bir uğraş değil; kökleri insanlık tarihinin en eski dönemlerine uzanan, bilginin hafızasını taşıyan bir meslektir.Ne var ki bizim ülkemizde kütüphanecilik, değeri pek bilinmeyen mesleklerden biri olarak kalmaya devam eder. Gerçi değeri bilinen mesleklerin hâli de ortadadır; fakat yine de bazı alanların toplumda görünürlük kazanabildiğini inkâr edemeyiz.Mesela “tarih” denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri İlber Ortaylı’dır. “Sümerler” söz konusu olduğunda zihinler hemen Muazzez İlmiye Çığ’a giderdi. “Matematik” dediğimizde Cahit Arf’ı hatırlardık. “Jeoloji” dendiğinde ise çoğu kişinin aklına Celal Şengör gelir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Bazı alanlar, o alanın temsilcisi hâline gelen güçlü isimler sayesinde toplumun zihninde yer edinir; fakat konu kütüphaneciliğe geldiğinde tuhaf bir sessizlik oluşur. “Kütüphanecilik mi?” diye soran, hatta bu mesleği neredeyse görünmez sayan bir tavırla karşılaşırız çoğu zaman.Oysa popüler kültürün ya da popülizmin ilginç bir etkisi vardır: Bazı meslekler, o mesleğin içinden çıkan güçlü figürler sayesinde görünürlük kazanır. Uzun yıllar İstanbul Bilgi Üniversitesi Kütüphane Direktörlüğü yapmış Serdar Katipoğlu’nun yıllar önce söylediği bir cümle bu gerçeği çok iyi anlatır:“Bu mesleğin de, tarih için İlber Ortaylı’ya ya da erozyon denince akla gelen Hayrettin Karaca gibi isimlere ihtiyacı var.”Bu sözü ilk duyduğumdan beri üzerinde düşünürüm. Ulusal ve uluslararası alanda çok başarılı, farklı düşünen ve yaratıcı kütüphanecilerimiz olsa da, gerçekten de toplumda “kütüphaneci” denildiğinde akla gelen bir isim neredeyse yoktur. Oysa kütüphanecilik, yalnızca kitap raflarını düzenlemekten ibaret bir iş değildir; bilginin dolaşımını sağlayan, kültürün hafızasını koruyan ve geleceğe aktaran, topluma katma değer katan bir meslektir.Belki de bu yüzden sorumluluk, biraz da genç kuşak kütüphanecilere düşüyor. Bu sözleri bir eleştiri değil, bir çağrı olarak görmek gerekir. Eğer bu meslek toplumda söz sahibi olacaksa, genç kütüphaneciler bugünden elini taşın altına koymak zorundadır.Bugünün dünyasında kütüphaneci dediğimiz kişi yalnızca ödünç kitap veren ya da katalog bilen biri olmamalıdır. Bir bakıma bir Rönesans aydını gibi yetişmelidir: farklı disiplinlere hâkim, sanattan ve müzikten anlayan, sadece “aratıcı” değil “yaratıcı”, entelektüel merakı güçlü, iletişim ağları geniş ve gerektiğinde kültür politikalarında söz söyleyebilecek bir donanıma sahip olmalıdır.İki gün önce Sabancı Üniversitesi Bilgi Merkezi’nin düzenlediği BM Söyleşilerinin 10. Etkinliğinde duayen siyaset bilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu’nun bir sunumu oldu. Açılışını Bilgi Merkezi Direktörü Deniz Baltacı’nın yaptığı bu etkinlikte akademisyenler, öğrenciler ve çalışanlar, “21. Yüzyılda Demokrasinin Sınavı”nı ilk ağızdan dinleme şansı yakaladı. Bu tür etkinlikler kütüphanelerin topluma olan katkısında büyük rol oynuyor. Toplumumuzun bugün belki de en çok ihtiyaç duyduğu şey, entelektüel kütüphanecilerdir. Topluma yön veren kütüphaneler, bilginin yalnızca depolandığı yerler değil, aynı zamanda yorumlandığı, stratejik bilgiye dönüştürüldüğü ve paylaşıldığı yerler olarak önemini korumaya devam edecektir.Belki bir gün, Türkiye’de bir çocuk “kütüphaneci olmak istiyorum” dediğinde, zihninde canlanan güçlü bir isim de olacaktır. İşte o gün, kütüphanecilik mesleği gerçek anlamda görünür hâle gelmiş sayılacaktır.Hazır Kütüphane Haftası arifesindeyken Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şube Başkanı ve aynı zamanda İstinye Üniversitesi Bilgi Kaynakları ve Kütüphane Daire Başkanı Bahar Biçen Aras, derneğin genç ekibiyle birlikte, Kütüphane Haftası’nın İstanbul ayağında yoğun bir mesai harcıyor. Farklı etkinliklerle büyük ses getireceğe benzer. Merakla bekliyoruz.Şimdiden Kütüphane Haftamız kutlu olsun.


© Eğitim Ajansı