Vaatler ile yapılanlar ne kadar örtüşüyor?

Vaat ederken sınır tanımıyoruz. Yapılabileceklerden daha çok yapılmak istenenleri dile getiriyoruz ya da beklentiler yönünde karşı tarafın duymak istediklerini dillendiriyoruz.YÖK, MEB ve ÖSYM bu konuda siyasileri de gölgede bırakıyor!

Çıtayı yüksek tutmak, morali, motivasyonu, heyecanı artırıcı söylemlerde bulunmak, umudu diri tutmak elbette önemli. Peki ya sonrası?..

Ülkemizin dört bir köşesini üniversitelerle donattık.

Üniversitesi olmayan kendimiz, fakültesi, yüksekokulu olmayan ilçemiz, isteyip de diploması olmayan gencimiz kalmadı gibi.

Peki mutlular mı, devlet, millet, işverenler olarak mutlu muyuz? Eğitimin kalitesinde, kazandırılanlardan yetkinliklerden, gelinen noktadan memnun muyuz?

Mutlu ve memnunsak onları ayakta alkışlayalım ama eğer değilsek de bu gidişatta ısrar niye?..

Ne dedik ne yapıyoruz.?

Aşağıda YÖK Başkanı Özvar’ın ve Milli Eğitim Bakanı Tekin’in son sözleri var. Altına imza atmayan zor çıkar ama önemli olan uygulama!

Tekin: Sürdürülebilir kalkınmanın yolu, güçlü bir mesleki eğitimden geçiyor. Sektörel iş birliklerimiz, beceri temelli eğitim yaklaşımımız ve artan erişim imkânlarımızla mesleki ve teknik eğitimi daha da güçlendiriyoruz…

Özvar: Üniversitelerimiz, bulunduğu bölgenin istikametini tayin eden ve gelişimini güçlendiren ana dinamiklerdir ve kuşkusuz bu rol yükseköğretimin vazgeçilmezidir…

Peki temenni, öngörü ya da söylemler ile yapılanlar ve gelinen nokta ne kadar örtüşüyor?..


© Eğitim Ajansı