Tartışma kültürü
Eskiden münazara kulüpleri vardı, münazara yarışmaları yapılırdı. Bir ara televizyonda biz de denedik. Çok başarılı sonuçlar aldık. Tartışma kültürünün oturması için mutlaka devam etmeli. Etmeli ki içi boş tartışmaların yerini tadına doyum olmayan sohbetler alsın, çözüm üretilsin.
Çocuklarımıza susmayı değil konuşmayı, sorgusuz sualsiz itaati değil, akıl ve bilimi referans alarak düşünmeyi, sormayı, sorgulamayı, aklı, bilimi, liyakati, saygıyı ve hakkaniyeti öğretmeliyiz ki geleceğe çok daha emin adımlarla ilerleyelim.
300, 500 kelime ile konuşan, üç, beş konu dışına çıkamayan, çıksa da derinliği olmayan yüzeysel tartışmalar ya da polemikler yerine, 3,5 bin kelime dağarcığı olan, ele aldığı konuyu farklı yönleriyle dinletmesini bilen gençler yetiştirmek o kadar zor mu?
Kendi doğrumuzun en doğrusu olduğuna inansak da karşı tarafı mutlaka dinlemeliyiz ve empati yapmamalıyız ki kırmadan, dökmeden yol alalım, karşı tarafında bize o gözle bakmasına olanak sağlayalım.
Eğitim ve öğretim,........
