Özgüven yerine değersizleştirme!
Özgüven, kişilik, saygı, sevgi ve sorumluluk kazandırma eğitimin öncelikli hedefleri! Peki biz ne yapıyoruz? Sınav odaklı eğitimle çok azını sevindiriyor diğerlerini değersizleştiriyor, özgüvenlerini kaybettiriyor, yalnızlaştırıyor, sınav ve ekran köleleri haline getiriyoruz ve sonuç ortada!
Dijital ortamlarda geçirilen süre konusunda Avrupa şampiyonuymuşuz! Dünyada da ilk 5’te!
Bebekleri tabletle büyütüyor, çocukları dijital oyunlarla oyalıyor, gençleri şiddet odaklı dizilerle eğitiyoruz!
Okullar eski okullar olmayalı çok oldu ama bu kimin umurunda!
Doğa boşluk kaldırmaz!
Sevginin yerini nefrete, güvenin yerini öfkeyle, değersizleştirmenin, yalnızlaştırmanın yerini sosyal medyayla, kimliksizleştirmenin yerini çeteleşmeyle, başarısızlığın yerini şiddetle doldurmaya, örtmeye ve en önemlisi de karartmaya çalışıyoruz.
Kötülerin korunduğu, yasaların yetersiz kaldığı, ödüllendirme yerine cezanın hâkim olduğu, ne yaparsan yap yanına kar kalacağı, ağzınla kuş tutsan bile eğer arkanda dayın yoksa yine de hiç şeyin değişmeyeceği, başarıların ve okumuşların değil eş, dost, ahbap ve yandaşların ödüllenririldiği, suçluların yeterince cezalandırılmadığı algısı gençlerin yaşadığı travmaların en önemli nedenleri.
Tüm bu süreçleri dünyanın en gelişmiş ülkeleri de bir şekilde yaşadı, yaşamaya da devam ediyor.
Sorun büyük hem de çok büyük!
Bu yüzden günü kurtarmaya yönelik söylemlerin ve düzenlemelerin ötesine geçip olaya sadece kriminolojik bir vaka çerçevesinde değil çok yönlü bakmakta sonsuz yarar var.
Okullara güvenlik personeli elbet önemli ama çok daha önemlisi rehberlik birimleri,
öğrenciyi harcamaya değil kazanmaya yönelik yeni bir eğitim anlayışı,
öğretmenin itibarını, saygınlığını artırıcı ve sınıfın, okulun huzurunu sağlayıcı kararlar,
herkesi üniversite önüne yığma ve mezun etme yerine erken yaşta ilgi, yetenek, beceri ve hayaller doğrultusunda doğru yönlendirme
ve en önemlisi de “Her çocuğun başarılı olacağı bir alan var” gerçeğinden hareketle eğitimin her kademesinde daha da değersizleştirilen çocuklarımıza özgüven, meslek, iş ve aş kazandırmak en önemli amacımız olmalı.
Neden mi?Çünkü onlar ailmezin de, ülkemizin, huzurumuzun de, kalkınmamızın da, mutluluğumuzun da altın anahtarlarıdır!..
