Kim haklı? |
Hangi okul daha iyi, hangi meslek daha önemli, hangi ders daha gerekli, hangi öğrenci daha başarılı, hangi öğretmen daha mükemmel, hangi veli daha duyarlı, hangi bakan daha başarılı? Benzeri soru çok ama doğru cevabı bulana aşkolsun!
Doğrular kişilere, zaman, ortama ve bakış açısına göre değişiyor ve birisi için doğru olan bir başkası için felaket olabiliyor.
İşte bu yüzden ilgi, yetenek, beceri ve hayaller doğrultusunda yapılması gereken bireysel eğitim modelleri daha da öne çıkıyor.
Günümüzün dar kalıplara sığdırılmaya çalışılan ve adeta koruma altına alınan “dayatmacı” klasik eğitim modelleri, günümüz öğrencilerine demode geliyor.
Dünya genelinde yeni model arayışlarına girilmesi bu yüzden...
Kafalar karışık hem de çok karışık ve işin içinden nasıl çıkılacağı konusunda da öngörülerde bulunmak her zamankinden çok daha zor!
Bir yandan “dayatmacı”, “tek tip” klasik eğitim modellerinden şikâyet ediyoruz, öte yandan sosyal medyanın, yapay zekanın, dijital dünyanın tek tipleştirmesine, dayatmalarına, kitleleri esir almasına, bağımlılık yaratmasına, zamanımızı çalmasına, yaşamdan kopartmasına ve manipülasyonlarına seyirci kalıyoruz.
Tespitler ve eleştiriler bu yönde. Görünen o ki mevcut sisteme olduğu kadar gidilen istikamete yönelik zıtlaşmalar daha da artacak.
İşte tam da böylesi bir ortamda herkesin kendi doğrularını keşfetmesi ya da sistemlerin buna sağlayacak noktaya gelmesi çok önemli.
Peki bunu biz ya da başkaları başarabilecek mi?İzleyip göreceğiz…
Yanlışlar doğrulardan daha çok!
Öyle bir noktaya geldik ki, sınavda soru sorulan dersler önemli, sorulmayanların zerre kadar önemi yok.
Peki doğru olan bu mu ya da yapılanlar yanlışların en büyüğü mü?
Hayatın içerisine girip baktığınızda, tam tersi bir tablo ile karşılaşmak her an mümkün.
Sınav şampiyonalarını öylesine yoruyoruz ki pek çoğu arada kaybolup gidiyor. Sınavlarda değil de sevdiği derslerde ve mesleklerde daha iyi olanlar ise elde ettikleri başarılar ile bu yöndeki tüm varsayımları altüst edebiliyorlar.
Çünkü hen öğrencinin başarılı olabileceği bir alan mutlaka var ve sınav kölesi olmayıp aradığı mesleği bulanlar, yaptıkları işi severek yaptıkları için hem daha başarılı hem de daha mutlu olabiliyorlar…
Hangi ders daha önemli konusu da tıpkı öğrenciler gibi! Sadece bazıları değil her ders önemli. Her ders durduk yerde müfredata konulmuyor ama bu durum ÖSYM'nin zerre kadar bile umurunda değil.
Felsefesiz, sanatsız, sporsuz eğitim mi olur? Elbette olmaz, olursa da böyle olur...
Dünya genelinde krizlerin, felaketlerin ardı arkası kesilmiyor. Açtığı yaralar çok derin ama öyle ya da böyle geçiyor.
Peki yarattığı sosyolojik ve psikolojik sorunlar? Asıl önemli olan o! Peki onları kim çözecek?..
Sorularınıza cevap ararken empati yapmaktan asla vazgeçmeyin!
Sizin kendi başarınız, mutluluğunuz, bakış açınız kadar, başkalarınınki de çok önemli. Onlar mutsuzsa siz de mutsuz olursunuz, siz mutsuzsanız onlar da mutsuz olur.
Oysa amaç herkesin mutlu olabileceği bir dünya yaratmak olmalı.
“Bu mümkün değil” diyen çok olacaktır.
Evet zor ama “herkes kendi evinin önünü temiz tutarsa dünya temiz olur” misali denemenin de kimseye bir zararı olmaz!..