menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atama bekleyen öğretmenler

34 0
yesterday

Sadece ilk atama bekleyen öğretnlerimiz değil, zorunlu atama bölgelerinde unutulanlar, eş durum ve diğer mazeret tayini bekleyenler, memur öğretmenler, PİKTES’li öğretmenlerimiz, halk eğitimdeki usta öğreticiler ve daha niceleri atama beklemekten yoruldu, umudunu yitirdi, heyecanını kaybetti…

Daha da acısı önlerini göremiyorlar, gelecek hayali kuramıyorlar…

Bir milyona yakın atama bekleyen öğretmenin bulunduğu bir dönemde ne kadar kadro verilirse verilsin az gelecekti. Nitekim öyle de oldu. O yetmedi arkasında mülakat “dayatması” geldi, o da yetmedi ki farklı jürilerin farklı değerlendirmeleri, moralleri ile hepten bozdu. Konu ne siyaseten ne de hukukin çözülebildi.

Bu kadarı da yetmedi ki Öğretmen Akademisi “dayatması” tartışmaların yeni odağı haline geldi.

En idealist öğretmenlerimizin bile meslek aşklarını körelttik.

Gerekçesi ne olursa olsun bu böyle olmamalıydı…

Bu konuda en başta atama bekleyen öğretmenlerimiz, aileleri ve sendikalar olmak üzere memnun olanı bulmak zor. Moralleri her geçen daha da bozuluyor. Memnuniyet oranı yerlerde sürünüyor. Asıl önemli soru: şu

Kimilerine göre verilen kadro sayıları bugünkü ekonomik koşullar göze alındığında “hiç de az değil”miş.

Ağlar mısınız, güler misiniz!

Maaşlar az olduğu için yaşı gelenler emekli olamıyor, genç öğretmenler öğrencisine kavuşamıyor!Istediğiz bu muydu?

Peki yakın bir zaman içerisinde yeni bir atama yapılacak mı, onu da zaman gösterecek.

MEB en azından bu konuda bir atama takvimi oluşturabilir!..

Kadroların branşlara göre dağılımına gelince, bu konuda da artık adil olmak zorunda. Hiç ya da en az atama yapılan branşlar en azın bundan sonraki atama dönemlerinde göz ardı edilmemeli! Özelikle de mesleki eğitimde!..

Bu arada farklı alanlarda çalışan memur öğretmenlerimiz, PİKTES öğretmenlerimiz, uzman öğreticilerimiz de umarız hatırlanır!…


© Eğitim Ajansı