We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Serkan Türk yazdı: bir askerin yazın odasından görüntüler

3 2 48
27.02.2021
Bir soru ile içime atıyorum hatırlama ağlarını. Başladığı şekliyle değil de bir resim seçici gibi bazı kareleriyle öne geliyor görüntüler gözüme. Güneşin tenimde bu kadar yakıcı bir iz bıraktığını daha önce görmemiştim. Ağaçlar arasında hepimiz kavruluyorduk. O dinlenme vakitlerinde bulabildiğimiz gölgelerse, sıcaktan tütüyordu. Gencecik çocukların yüzlerinde yeni bir ortamda bulunmalarından dolayı garip bir tedirginlik görülüyordu. Bazense gözlerinden özlem apaçık okunuyordu. Anadolu’nun farklı köylerinden vatan borcunu ödemek üzere bir araya gelmiş, değişik seslerdeki bu insanların öyküleri de sayıları kadar çoktu. Birini dinlemeye başlasanız yağmur hemencecik yağacak gibi olurdu.

Buket Uzuner’in Gelibolu’sunu o günlerde okuyorum. Serin gölgeliklerin peşine girdiğim koğuşta kimi zaman ayakta, kimi zaman yatağımın kenarına oturarak. Bazı cümlelerin alıştığım gibi altını çiziyorum. Başka bir kıtadan hiç bilmedikleri insanlarla savaşmak üzere getirilmiş insanların öyküleri birkaç günüme eşlik ediyor. Çanakkale gözümde büyüyor. O koydaki mavi suların dinginliğinin bilgeliğe işaret ettiğini düşündürüyor bana. Çocuk gözleriyle cephede birbirine bakan iki askerin karşılaşmasını… Bir dilim kuru ekmeği düşman askeriyle paylaşmasını, yarasını temizlemesini, az önce çarpışan iki taraf olduklarını unutmalarını. Bizim öykülerimizse bunların çok ötesinde bir yerde yaşanıyor. Ne savaşlar, ne ölümler sahici artık.

Her gün başlangıcında zeytin ağaçlarının ötesindeki vadiye, Beşparmak dağlarının üzerinde görülen bulutlara bakıyorum. Çoğu kez masmavi bir gökyüzü duruyor üzerimde. Birkaç kez gün içerisinde göğün çivit mavisinden griye dönüştüğünü de… Tüfeğini taşımaktan yorgun düşmüş bir askeri baktığımda mutlaka silah deposunun önünde dururken görüyorum. Şafak hiç geçmiyor oradaki çocuk askerler için.

İki akasya ağacı dikili o kurumuş toprağın üzerinde. Birinin gövdesindeki çizikler ilk günlerde dikkatimi çekiyor. Üç haneli sayılar yazılmış çoğunlukta. B.Y. harfleri sonra dikkati çekiyor. Başka yok demeye getiriyorlar. Bugünleri burada yaşadıktan sonra doğup büyüdüğüm yerlere gideceğim. Bağıma bahçeme sahip çıkacağım. Kıymet bilmediklerimi anlayacağım diyenleri duyuyorum. Evden uzak olmak büyütüyor o çocukları. Yirmi yaşın bütün heyecanları gözlerinde. Güneş........

© Edebiyat Burada


Get it on Google Play