We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Nesrin Çoruh yazdı: Bir Empati Romanı Olarak Iza’nın Şarkısı

4 0 9
13.05.2022

Orhan Pamuk’un Yeni Hayat romanının “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” cümlesi ile başladığını bilmeyenimiz yoktur. Macar yazar Magda Szabo’nun Iza’nın Şarkısı[1] da bu roman cümlesi gibi okurun hayata bakış açılarını sorgulatıyor, hayatlarına dokunuyor, onları empatiye davet ediyor ve roman bittiğinde “Acaba ben ne kadar Iza mıyım?” sorusu ile baş başa bırakıyor. Kitabı kapattığında başta Iza olmak üzere tüm roman kahramanları ile empati kurabiliyor okur.

Eserdeki bölümler, evrendeki her şeyin oluşumda yer aldığı düşünülen dört elementin adını taşıyor: Toprak, Ateş, Su, Hava. Bu dört ana bölüm ise beşer alt bölümden oluşuyor. İsminin Etelka olduğunu sonradan öğrendiğimiz yaşlı bir kadının kocasının hastanede öldüğü haberini öğrenmesi ile başlıyor roman. Üçüncü tekil anlatıcı kullanılarak geriye dönüşlerle Etelka’nın gözünden kocası Vince’e kanser hastalığı teşhisinin konulması, son anlarında hemşire Lidia’nın ile diyaloğundan rahatsızlığı, kocasının ölüm anı, kadının tek yaşama kaygısı, geçmişlerinde kocasıyla yaşadıklarını anlatması ile devam ediyor. Doktor olan kızı Iza’nın kendisini kocası Antal’den boşandıktan sonra çalışmaya gittiği Budapeş’teye götüreceğini öğrendiğinde bir rahatlama yaşıyor Etelka. Ama işler umduğu gibi gelişmiyor. Daha ilk günlerden mazisi olan eşyalarının çoğunun ve gözü gibi baktığı tavşanı Kapitany’nin eski evinde bırakılması ile yıkılıyor yaşlı kadın. Kızının Terez adındaki yardımcısı ona iş bırakmıyor, yaptığı yemekleri kızı beğenmiyor; su damlattığı için çamaşır yıkaması, ispirto koktuğu için ocakta kahve yapması yasaklanıyor. Terez’in ruh sağlığını düşündüğü için onu alışverişle oyalama taktiğini ve kızının görev bilinciyle ona zaman ayırdığını anladığında kabuğuna çekiliyor. Yaşlı kadının içinde bulunduğu çıkmazı Iza’nın sevgilisi yazar Domokos şu sözlerle ifade ediyor:

Onu aileden bu derece dışlayacaksak (…) taşrada, kendi köşesinde bırakmak daha iyi olurdu, orada kendini buradaki kadar yalnız hissetmezdi.........

© Edebiyat Burada


Get it on Google Play