We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Buker Uçar yazdı: Lav Denizideki Ada: Sığınak

1 0 0
01.03.2021

Dört yıl aradan sonra Mavi Gök Yayınları tarafından ikinci kez basılarak okuyucularıyla buluşan bu öykü kitabı, okuyucusunu satırlar arasında farklı bir yolculuğa çıkarıyor. Yollara dökülmüş öykülerin içinde, kendini arayan ararken de doğa ile bütünleşen kahramanları içi içine sığmayan satırlarda kovalarken buldum kendimi. Birey iç dünyasındaki kalabalık kadroyla, bu kalabalık sadece kendisi, uzun bir yolculukta. Görüyorum ki insana yolunu gösteren de insanı yolundan eden de yine kendisi. Zaman ele geçirirken insanları, kaybolan değerler arasında kendisini bulmak için dönüp dolaşan sonunda yine kendisine kavuşan kahramanlarla tanışıyoruz eserde. Masalımsı bir havada imgelerle zenginleşmiş bir dilin elinden tutup şiirsel bir anlatımın ritminde devam ediyor yolculuk. Yolculuk kendi içimize, dönüş yine kendimize. Anlıyorum ki insan kendisinden kaçıyor aslında, dönse de kendisine dönüyor.

Kendimi bulduğum, içinde hissettiğim hatta kahramanı olarak gördüğüm öyküleri okumayı seviyorum. Ayna olmalı bana satırların ördüğü dünya. Bazen ayna puslu olsa da, yol yokuşa vursa da, virajlar savursa da sondaki düzlüğe çıkmanın verdiği huzurla öykülerden ayrılış anlam katıyor okuduklarıma. Yazar öykülerini yazdıktan sonra çekilir aradan, onlar artık okurun olmuştur. Her öykünün yolcusu da farklıdır. Bu öyküler de bana onlardan biri oldu, hemen hemen bütün öykülerin yolcusu oldum. Gezen bir kalem buldum satırlarda yurdun çeşitli topraklarına sürünmüş, üşenmemiş kokusunu getirmiş. Görmüş geçirmiş gözler var sayfalarda, kahramanların tavırlarıyla kendini ele veriyor bu farklılık ya da sofraya konulanlarda.

Zamanla değişen dünya, bu değişime uyan insan, değişirken kaybolan değerler… Uyum uyuşumundan karıncalanan tutsaklık, bu tutsaklık ile bozulan denge… Kendi özünden kopuş, sonra bunu aramaya koyuluş… Ararken de güzel maceralarla yumuşak geçişlerle bazen de bir fırtınanın ellerinin iziyle öze dönüş gerçekleşiyor eserde.

Yolcu, Araba, Balkon, Lav Denizindeki Ada, Nehri Tutuşturan Alev, Soba Çözümü Teorisi, Yağmur Altında, Uzun Bir Uyku, Yenilginin Kıyısında, Bakış, Gülmek İçin, Müstesna Bir Ekim, Şeftali Çiçeği, Rüyadaki olmak üzere on üç öyküden oluşuyor kitap.

Araba, “İyilik yapmayı yasakladılar. Dünya telaşı sabrın yerini tutmaya başladı.” (s.23) Sözleriyle başlıyor öykü. Küçük bir çocuğun dilinden bir eve sahip olabilmeleri için satılmak üzere olan arabalarının pazarlığı esnasındaki dedesinin kızgınlığından iç dünyasına kaçışı anlatılıyor. İki iyiliğin ikisi de bir arada olmuyor işte. Bir şeyleri edinirken çoğunlukla bazı şeylerden vazgeçmek zorunda kalıyoruz hep nedense. Neyse, küçük kahramanımız yokluğu lokumların, bisküvilerin, şeker sucuklarının eve daha az alınmasından anlıyor. Eskiden yaşamanın daha kolay olduğu anlatılıyor bugüne göre. Dede her ne kadar “Babalar oğullarına küsmezler.” dese de araba satıldıktan sonra diğer oğlunun yanına gider bir bahaneyle. Öykünün........

© Edebiyat Burada


Get it on Google Play