We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Arzu Alkan Ateş yazdı: Okumalar Okuması / Anlatı Ormanında Kendine Rastlamak

3 1 6
03.03.2021

Alberto Manguel için bir okuma müptelası denilebilir. Birçok okuma biçimine sahip olması onun bu müptelalığını eşsiz bir serüvene dönüştürür. Okumak üzerine bir hayli düşünen yazarın okur olmaya dair sıra dışı tespitleri var. Okuma Günlüğü, Geceleyin Kütüphane, Kelimeler Şehri, Manguel’in okuma tutkusunun izlerini taşır. Bir röportajında Manguel iyi bir okur olmayı, iyi bir yazar olmaya tercih ettiğini söyler. Buenos Aires’li yazar, yaşamı boyunca bir gezgin gibi dünya coğrafyasında sürüklenir. Çocukluğu babasının görevi nedeniyle İsrail’de geçen yazar, doğduğu şehre ancak yedi yaşında döner. İlk gençlik yıllarından itibaren de yaşamını Avrupa’nın birçok şehrinde sürdürmek zorunda kalır. Çocukluğundan itibaren bir kütüphaneye sahip olan yazar, gittiği her şehirde yeni bir kütüphane kurar. Ve şehirden ayrılırken kütüphanesindeki kitaplarının çoğalmış olmasına hayret eder. Sanki en büyük hayali bu değilmiş gibi. Manguel kitaplar arasında bir ömür geçirmeyi dilemiş, Tanrı da onun bu dileğini kabul etmiş olmalı. Çünkü hayatının hiçbir döneminde kitaplardan uzak düşmemiş. Bildiğim kadarıyla şimdilerde de Fransa’nın bir köyünde otuz bin kitabıyla bir arada yaşıyor. Bütün bunlardan bahsetmemin nedeni Manguel’in Okumalar Okuması kitabına bir girizgah yapmak içindi. Yapı Kredi Yayınları, Okumalar Okuması’nı, Sevim Okyay, çevirisiyle sunuyor okuruna. Birçok okuru, kitabın adının bile kışkırttığını düşünüyorum. Gerçi Manguel’in diğer eserlerine aşina okurların kışkırtılmaya ihtiyaçlarının olmadığı da söylenebilir.

Okumalar Okuması, Manguel’in birbirinden eşsiz denemelerine ev sahipliği yapıyor. Her bir başlığı farklı çağrışımlar uyandıran sekiz bölüm var kitapta. Ve bu bölümlerin hepsinin başında Alice Harikalar Diyarında ve Aynanın İçinden masallarından alıntılanmış epigraflar yer alıyor. Bu epigraflar bir nevi alt metni oluşturuyor. Manguel bu masalların üzerindeki örtüyü kaldırarak bu masallardaki gerçekleri ifşa ediyor. Masallar üzerinden yetişkinlere sesleniyor. Zaten Alice Harikalar Diyarında ya da Aynanın İçinden’in sadece çocuklar için yazıldığını kim söyleyebilir? “Kimim ben bu dünyada? Ah, işte büyük yapboz bu!” Alice Harikalar Diyarında’dan alıntılanan bu cümlenin yarattığı sisi Manguel kitap boyunca dağıtmaya uğraşıyor. Dağıtmak istediği bu sis bazı bölümlerde okuru içine alıyor, örtüyor, okur bu yapboz oyununda kendiyle karşılaşmak istiyor. Okumalar Okuması bittiğinde okur, hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını fark ediyor. Çünkü sis dağılınca gerçekler değişmiş oluyor.

Okumalar Okuması’nda, Manguel’in sadece kitapları okuduğunu sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Evet, okuduğu birçok kült kitaba dair yorumlarını okurundan esirgemiyor. Tabii siz bu kitapları ne kadar okuduğunuzu sorgulayabilirsiniz. Mesela, okuduğunuz, İlahi Komedya, Don Kişot, Alef, İlyada ve Odesa, Kelimeler ve Şeyler, Pinokyo ve daha birçok eserin Manguel’in okuduklarıyla aynı kitaplar olduğundan şüpheye düşebilirsiniz. “… “Yine de Pinokyo ancak öğrenmek için acele etmediği zaman öğrenecek ve ancak yavaş öğrenmeyi gerektiren çabası sayesinde tam bir birey olacaktır. İster Collodi’nin yaşadığı ve okul kitaplarının ezberlendiği çağda olsun, ister ortaya dökülen neredeyse sonsuz verilerin parmak uçlarımızda olduğu bizim çağımızda, görünüşte okur yazar olmak, bir durum komedisini takip etmek, bir reklamdaki espriyi anlamak, siyasal bir sloganı okumak, bilgisayar kullanmak görece kolaydır. Fakat daha ileriye ve derine gitmek, korkularımız ve kuşkularımızla, gizli sırlarla yüzleşme cesaretini göstermek, kendimiz ve dünya açısından toplumun işleyişini sorgulamak, düşünmeyi öğrenmek için başka türlü, farklı şekillerde okumayı öğrenmemiz gerekir. Pinokyo maceralarının sonunda bir çocuğa dönüşebilir ama nihayetinde hala bir kukla gibi düşünür.” Bu yorumdan sonra Pinokyo’yu yeniden okuma........

© Edebiyat Burada


Get it on Google Play