We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir kayboluşun muhasebesi

2 0 0
20.08.2021


Kaybedebilmek erdemdir demişti merhum Akif Emre. Bir Müslüman olarak yeryüzünde işgal ettiğimiz yerin bilincinde olmanın önemine vurgu yaptığı bir yazısının girişinde yer alıyor bu ifade. Merhum Akif Emre, yazının devamında ise şu manidar soruyu soruyor:

Yarının inşası için bugünün dünyasından neleri kaybetmeyi göze alabiliyoruz?

Olabildiğince güçlü bir soru.

Çok yabancı olmasak da böyle bir ifadeye yine de insan şöyle bir sarsılıyor. Bir tarafta yarını inşa eylemi öte tarafta bir şeyleri kaybetme riski. Modern aklın kavramakta güçlük çekeceği bir hassas denge. Söz konusu inşa amelinin temelinde bizim için ahiret merkezli bir hedef var elbette.

Peki bu hedefe giden yolda ne kadar erdemli davranabiliyoruz?

Bu uğurda nelerden vazgeçebiliyoruz?

İbrahimce bir teslimiyetin neresindeyiz?

Bu soruları uzatmak mümkün lakin asıl mevzu bizi bir muhasebeye sevk edip, erdemli bir duruşta kaim kılmasıdır zannımca. Tersi durumda bir aforizmadan bakacak olur isek eğer şöyle demek kabil sanki:

Dünyanın imarı bir büyük hedef, insanın anlam arayışının en zirve hedefi hem de. Bu ameli meslek edinmek, Osmanlı deyişiyle gaib olursa erdemli değil zelil kılar her birimizi.

Şimdi Akif Emre’nin kast ettiği bağlamdan çok uzaklaşmadan biraz kaybedebilmenin hallerine ve o........

© Düşünce Mektebi


Get it on Google Play