We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ensarsız bir dünyanın garipliğini yaşıyoruz

3 0 0
12.09.2021

( Tevbe 9/100)

Bu ayet, müminlerden ilk samimi nesli ikiye ayırmaktadır. Birincisi muhacirlerden ilkler ve öne geçenlerdir. Onlar Mekke de iman ettiler, direndiler, işkencelere katlandılar. Allah’ı ve peygamberi, mallarına, ailelerine, yurtlarına ve rahatlarına tercih ederek Mekkeden hicret ettiler. İkincilerde Ensardan ilkler ve öne geçenlerdir. Onlarda Medine halkından Hz peygambere iman eden, O’na yardım edeceğine söz veren, O’nun arkadaşlarıyla birlikte kendilerine Hicret etmesini gönülden arzulayan, hicret edenleri destekleyen, şiddet ve sıkıntı zamanlarında onlara fiili yardımda bulunanlardır. Muhacirden ve ensardan olanlar Allah’a ve peygamberine samimiyetle bağlıydılar. İçinde bulundukları konumları herhangi bir menfaatten dolayı değil sadece imanlarından kaynaklanıyordu.

Vahiy ile muhatap olup her türlü zorluğu göze alarak, Allah’a iman eden ve bu yüzden akıl almaz işkencelere maruz kalan ve sonrada yurtlarından çıkarılan muhacirler, Allah tarafından layık oldukları şekilde övülmüşlerdir. Zira onlar hiçbir dünyevi maksadları olmadığı halde sırf Allah’a serbestçe ibadet edebilmek için her şeylerini terk etmişlerdi. Bazı ayetlerde muhacirlerin iyilikleri ve imanları övülürken Ensar ve Allah yolunda cihad edenlerde onlarla birlikte zikredilmektedir. ( Bakınız: Enfal 8/74)

Günümüz Göçmenleri:

İnsanlığın, vicdanın, merhametin yardımlaşmanın yok olduğu, islamofobinin , göçmen düşmanlığının, fanatizmin, ırkçılığın , şiddetin dışlamanın ve umutsuzluğun yükselişe geçtiğine tanık olduğumuz bir dünyadayız. Bir zulüm diyarından başka bir zulüm diyarına göç eden muhacirlerin içler acısı hallerini görüyoruz… Kıyımıza vuran Aylan bebeği unutmadık…Okuldan dışlandığı için mezarlığın kapısında kendini asan çocuğu unutmadık… Mavi gökyüzünü muhacirlere dar eyleyen zalimler varoldukça bu manzaralar hiç bitmeyecek…

Özellikle çağın firavunlarından olan Esed’in zulmünden kaçan Suriyeli muhacirlere karşı yaygınlaştırılan nefret ve dışlama propagandaları karşısında, muhacirlere karşı islami-imani-vicdani yükümlülüklerimizi yerine getirmede çok hassas olmamızı gerektirmektedir. Muhacirlere karşı islami-imani-vicdani yükümlülüklerimizi yerine getirmede çok hassas olmamızı gerektirmektedir. Muhacirlere karşı ülkemizde ve Avrupada adeta bir linç kültürü geliştiriliyor ve uygulanıyor. Muhacirler ötekileştiriliyor, düşmanlaştırılıyor,........

© Düşünce Mektebi


Get it on Google Play