We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tarih kimlerin işine yarıyor?

3 0 0
28.08.2021

Tarihimizde ‘neler oldu bitti’ sorusuna alabileceğimiz cevaplar ilmî olmaktan çok siyasidir. Bu siyasilik durumu salt yakın tarihimiz ile sınırlı değil. Uzak tarihimiz de güncel siyasi tutumlarımızdan fazlası ile nasibini almaktadır.

Sürekli ulus-devlet inşa faaliyetleri içerisinde bulunan Türkiye’de tarihin tarafsız bir alan olarak kalması elbette beklenemez. Modern devletin baskın siyasal örgütlenme modeli olan ulus-devletler, kurucu iradelerinin uzanabildiği kadar bir genişlik üzerinden anlamını bulmakta, toplumsal mutabakat ile vücuda getirilen siyasallık, aynı zamanda mevcut mutabakat çerçevesinde kendince tutarlı bir tarih bilincini de inşa etmektedir.

Türkiye’deki ‘milletsiz devlet’ anlayışının bir tezahürü olan devlet merkezli tepeden inmeci ulus-devlet inşası çabaları, esasında rakip siyasal tarafların, devlet erkini elegeçirme ya da devlet erkini elde tutma kavgalarının meşrulaştırıcı süreçlerini ifade etmektedir. Modernite ile zorunlu bir ilişki içerisine girmiş bulunan Osmanlı Türkiye’sinde II. Mahmut ile başlatabileceğimiz ‘modern devletin icadı’, devleti ete kemiğe büründüren bürokratik aygıtı önplana çıkarmış, süreç içerisinde bürokratik aygıt kendisini bir iktidar aygıtı gibi görmeye başlamıştır. Kısaca bürokratik aygıt siyasallaşmıştır. Bu bağlamda temel siyasal çelişki ve çatışmalar mülkün sahibi hanedanlık ile merkezi bürokratik aygıt içinde yaşanmıştır. Modern devletin icadına iştirak ve eşlik etmesi zorunlu siyasal bir kavrama karşılık gelen millet, bu dar siyasallık çerçevesinde bir türlü inşa edilememiştir.

Hem moderinite ile zorunlu bir ilişki içerisine giren Osmanlı Türkiyesinde hem de Cumhuriyet Türkiyesinde ulus inşası çaba ve eleştirilerinin kesintisiz olarak devam ediyor olması; siyaseti mahrem bir alan olarak gören, çevreden beslenerek merkeze yürümüş olsa........

© Düşünce Mektebi


Get it on Google Play