We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yeni bir sosyal sözleşmeye doğru -5

3 0 0
25.08.2021

Sorumluluk

İnsanı yekdiğerinden farklı kılan sorumluluk duygusunu taşıyıp taşımadığıdır. İnsan, varlıklar içinde sorumlu olarak temayüz eden varlıktır. Bu yüzden sorumluluğu taşıdığı kadarı ile insani hasletlerini çoğaltan bir yapı arz etmektedir. Bir sosyal sözleşme ise taraflar eşit olduğunda gerçekleşebilir. Yani insan, insan ile sözleşme yapabilir. İnsan ise sorumluluğuna müdrik olduğu sürece insanlaşır. Sorumluluğunu terk ettiğinde ise yıkıcı bir karaktere dönüşerek ifsadın baş aktörü olur.

Sorumluluk, insanın yaşam karşısında duyduğu kaygı ile birlikte Yaratıcının, yaratılışın ve varlığın hakikatine yönelik bir ilgiyi beraberinde taşıyarak çatışma yerine sulhu eksene alan bir yaklaşımın tavır olarak belirginleşmesidir. Yeryüzünün bir imtihan dünyası olması, bilinip bilinmemesine bağlı olmadan her insana sorumluluktan bir nasip düşmüştür. Bu yüzden her düşünce sahibine bir sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluk her zaman kişinin daha fazla güvenilir ve bilinir oluşuna yapılan bir atıf olarak da betimlenir. Sorumluluğunu ifa etmeyen kişiye ise güvenilmez olduğu açıkça ifade edilir. Böylece sorumluluk olgusu bir ayraç gibi kötü ve iyi arasındaki ilişkiyi belirgin kılar.

İnsanların birbirlerini koruyup gözetlemeleri ve kötünün engellenmesi ile iyinin varlığını izhar etmenin yolu sorumluluğun varlığına dayalıdır. Murakabe ile insanlar bir birlerine karşı sorumluluk duygusuna sahiptir. Her insan teki, çocuğuna, babasına, kardeşine, ablasına, yakınlarına, bakmakla yükümlü olduğu kişilere, işine, ticaretine vesaire karşı sorumluluk duygusu taşıyarak sorumluluğun tecrübesine haizdir. Bu murakabe, fıtri ve anlama bina edilmelidir. Siyasi murakabe, sosyolojik murakabe, iktisadi murakabe ve ahlaki murakabe hayatın belirli bir tanzim üzere gerçekleşmesine zemin oluşturur. Murakabenin bir dayatma aracına dönüşmesi, siyasal olarak otoriter ve totaliter bir yapıya bürünmesi sorumluluğu askıya almak veya kötüye kullanmaktır ki bu doğru bir murakabe değildir. Hem sorumluluk duygusunu ve hem de murakabe duygusunu kötü olarak betimlemek doğru olmaz, her ikisi de olumlu olarak değerlendirilmelidir. Tarih boyunca da bu böyle anlaşılmıştır. Yanlışın, kötülüğün ve çirkinliğin önlenmesi bağlamında doğru bir murakabe işlevseldir.

Bir sözleşme karşılıklı iyi niyet ve güven esasına dayalı olarak inşa edilebilir. Eğer karşılıklı iyi niyet ve güvene dayanmıyorsa sözleşme; o zaman gücün belirleyici olduğu bir sözleşmeye yol açar ki bu da ilk fırsatta sözleşmenin bittiğinin ilanı anlamına gelecektir. Sorumluluk sözleşmenin uzun erimli oluşunun teminatıdır.

Yaşam dışarıdan bakıldığı zaman kaotik bir sistem görüntüsü verir. İnsan bu kaotik gösteriyi derinleştirerek açığa çıkışına imkân tanır. Barışın ikamesi bağlamında ise kaotik zeminin düzene tekabül ettirilmesi şarttır. Bu düzenin varlık kazanması için gerekli olan ise sorumluluk duygusu gelişmiş kişilerin ortaklaşa bir karara varmaları ve bunu yaşamlarına yansıtmalarıdır. İşte sözleşme bu sorumluluk duygusunun varlığı üzerine kurulur. İnsanlar başıboş olmayı bir üstünlük aracı olarak duyumsayabilir. Bu onların kendi aşağılıklarının farkında olmayışlarını gösterir sadece…

Bugün açısından bakıldığı zaman; bir; yeryüzü tarumar edilmiştir. İki, yeryüzü cehenneme dönüştürülmüştür. Üç, yeryüzündeki insan yaşadığı topraklardan uzaklaşmaktan başka seçenek bulamamaktadır, göç olayları ve bu göç sırasında meydana gelen acı olaylar ile göçmenlerin karşı karşıya kaldığı yürek burkan durumlar. Dört, insanlar, bir diğerini istememektedir. Beş, zenginlerin daha zengin, fakirlerin ise daha fakir olduğu bir ekonomik dengenin........

© Düşünce Mektebi


Get it on Google Play