Ortadoğu’nun en sıkıntılı iki ülkesiyle ilgili olarak İstanbul’da sessiz sedasız ilginç bir diplomatik trafik işliyor;

Libya’da kendisinin Başbakan olduğunu iddia eden iki isim de, Muhammed Dibeybe ve Fethi Başağa AK Parti hükümetinin davetiyle aynı gün Türkiye’ye geldiler.

Başağa’nın bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından davet edildiği açıklandı. Dibeybe’nin Malta’dan Türkiye’ye gelişi ise pek duyurulmadı. Belli ki Ankara, Libya’da önce siyasi olarak birbirine meydan okuyan, ardından silahlı çatışmanın eşiğine gelen iki tarafı barıştırmaya çalışıyor.

Başağa’nın bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından davet edildiğinin ilan edilmesi, Türkiye’ye gelişi açısından koyduğu bir şart olabilir. Çünkü Libya Başbakanı olarak resmen Dibeybe’yi tanıyan AK Parti hükümeti, bugüne kadar Başağa’nın Başbakanlık iddiaları konusunda açık bir tutum almamıştı.

Ancak Türkiye’ye bizzat Cumhurbaşkanı tarafından davet edilmesini Başağa, iddia ettiği “Başbakan sıfatının” Ankara tarafından “zımni” tanınması olarak propagandaya çevirebilir. Sırf bu yüzden bile Türkiye ziyareti kendi açısından bir “kazanım” sağlar.

Peki bu ziyaretlerden AK Parti hükümeti herhangi bir “kazanım” sağlayacak mı?

Dibeybe ve Başağa arasındaki mekik diplomasisini Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu yürütüyor. MİT Başkanı Hakan Fidan ve –ilginçtir- son dönemde dış politika konularında giderek daha çok ismini duyurmaya başlayan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da devrede.

Bu yazının kaleme alındığı saatlerde henüz iki tarafın uzlaştırılmasına ilişkin bir sonuç alınmamıştı. Ancak eğer bir uzlaşma başarılabilirse, Başağa ve Dibeybe Erdoğan tarafından da kabul edilip, durum AK Parti açısından “diplomatik zafer” olarak kamuoyuna duyurulacak, belli.

Ekonomik krizi çözemeyen, milletvekilleri ve danışmanları hakkında yolsuzluk iddiaları havalarda uçuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünlerde en çok ihtiyacı olan hem gündemi değiştirmek hem de seçim kampanyasında çokça kullanmayı planladığı “dünya lideri” imajını pekiştirmek. Libya konusu da -eğer başarılırsa- bunun için biçilmiş kaftan.

Libya’da “zafer” peşindeki AK Parti hükümeti, Filistin meselesinde ise yaşanmakta olan hezimeti duyurmamak için elinden geleni yapıyor. Bakın nasıl;

İstanbul’a bu hafta ziyaret için gelen bir başka isim ise Hamas’ın siyasi büro şefi İsmail Haniye.

Haniye’nin AK Parti’nin uzun süre gerilim yaşadığı İsrail’le ilişkileri normalleştirmesinden hemen sonra Türkiye’ye gelmesi pek şaşırtıcı değil. Ancak ilginç olan, Haniye’nin ziyaret boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte herhangi bir fotoğraf vermemesi. Dolayısıyla Erdoğan’ın Haniye ile görüşüp görüşmediği bir “sır”.

Oysa Haniye bugüne kadar Türkiye’ye yaptığı ziyaretlerde mutlaka Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, kimi zaman Ankara’da, kimi zaman İstanbul’da ağırlanmış, Erdoğan-Haniye görüşmelerine ilişkin bol bol da fotoğraf paylaşılmıştı.

Belli ki AK Parti hükümeti, tam da “barışma” sonrasına denk gelen bu seferki ziyarette, İsrail’in terör listesindeki Haniye ile görüşme fotoğrafı verip, Tel Aviv’le hassas dengedeki ilişkileri bozmak istemiyor.

Öte yandan Hamas cephesinden gelen Türkiye-İsrail barışması konusundaki açıklamalar da pek iç açıcı değil AK Parti hükümeti açısından;

Erdoğan geçen hafta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’la görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada “İsrail’le ilişkilerimizde atılan adımlar Filistin davasına desteğimizi hiçbir şekilde azaltmayacaktır. Aksine bu adımların Filistin meselesinin çözümüne ve Filistin halkının durumunun iyileştirilmesine katkı sağlayacağını Filistinli kardeşlerimiz de ifade ediyorlar” demişti.

Erdoğan’ın bu açıklamasına ise Hamas’tan anında “yalanlama” gelmişti. Hamas açıklamasında, “Ulusal ilkelerimize, Filistin, Arap ve Müslüman halkların menfaatlerine aykırı olan her türlü normalleşme biçimlerini tümden reddettiğimizi bir kez daha tekrarlıyoruz” denilmişti.

Libya’dan Erdoğan için “diplomatik zafer” çıkar mı? Belli değil.

Ancak AK Parti’nin bugüne kadar izlediği Filistin politikasında/ söyleminde tam bir hezimet yaşandığı ayan beyan ortada…

QOSHE - İstanbul’da ilginç diplomatik trafik - Zeynep Gürcanlı
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İstanbul’da ilginç diplomatik trafik

58 8 1
03.09.2022

Ortadoğu’nun en sıkıntılı iki ülkesiyle ilgili olarak İstanbul’da sessiz sedasız ilginç bir diplomatik trafik işliyor;

Libya’da kendisinin Başbakan olduğunu iddia eden iki isim de, Muhammed Dibeybe ve Fethi Başağa AK Parti hükümetinin davetiyle aynı gün Türkiye’ye geldiler.

Başağa’nın bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından davet edildiği açıklandı. Dibeybe’nin Malta’dan Türkiye’ye gelişi ise pek duyurulmadı. Belli ki Ankara, Libya’da önce siyasi olarak birbirine meydan okuyan, ardından silahlı çatışmanın eşiğine gelen iki tarafı barıştırmaya çalışıyor.

Başağa’nın bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından davet edildiğinin ilan edilmesi, Türkiye’ye gelişi açısından koyduğu bir şart olabilir. Çünkü Libya Başbakanı olarak resmen Dibeybe’yi tanıyan AK Parti hükümeti, bugüne kadar Başağa’nın Başbakanlık iddiaları konusunda açık bir tutum almamıştı.

Ancak Türkiye’ye bizzat Cumhurbaşkanı tarafından davet edilmesini Başağa, iddia ettiği “Başbakan sıfatının” Ankara tarafından “zımni” tanınması olarak propagandaya çevirebilir. Sırf bu yüzden bile Türkiye ziyareti kendi açısından bir “kazanım” sağlar.

Peki bu ziyaretlerden AK Parti hükümeti herhangi bir “kazanım” sağlayacak mı?

Dibeybe ve Başağa arasındaki mekik diplomasisini Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu yürütüyor. MİT Başkanı Hakan Fidan ve –ilginçtir- son dönemde dış........

© Dünya


Get it on Google Play