menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enflasyonla imtihandan “yumuşak inişe” Türkiye ekonomisi

12 0
31.12.2025

Türkiye ekono­misi için 2025 yılı, sadece bir tak­vim değişikliği değil; 2023 yılının ortala­rında rotası çizilen rasyonel politikala­ra dönüşün en kritik “test sürüşü” oldu.

Yılın son gününde, geriye dönüp baktı­ğımızda karşımızda hem umut veren bir dengelen­me tablosu hem de çözüm bek­leyen kronik yapısal zorluklar görüyoruz. 2025, Türkiye’nin “enflasyonist büyüme” mode­linden “istikrarlı dezenflasyon” sürecine geçişinin mihenk taşı olarak kayıtlara geçti.

Yılın kuşkusuz ana gündem maddesi enflasyondu. 2024 yı­lını D bandında kapatan TÜ­FE, 2025 boyunca Merkez Ban­kası’nın (TCMB) kararlı duru­şu, sıkı para politikası ve baz etkisinin desteğiyle kademe­li bir düşüş sergiledi. Eylül ayı itibarıyla psikolojik sınır olan @’ın altına inilmesi ve yıl so­nunda 0-32 bandına yakla­şılması, dezenflasyon süreci­nin işlediğinin somut bir kanı­tı oldu.

Ancak madalyonun diğer yü­zünde, hizmet enflasyonundaki katılık ve beklentilerin tam ola­rak çıpalanamamış olması yer alıyor. Kira artışları, eğitim ve sağlık gibi kalemlerdeki fiyat­lama davranışları, para politi­kasının etkisinin bu alanlara si­rayet etmesinin zaman aldığını gösterdi. Orta Vadeli Program (OVP) başında hedeflenen da­ha iddialı seviyelerin bir miktar uzağında kalınması, enflasyon­la mücadelenin sadece faizle değil, topyekün bir mali disip­linle yürütülmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

2025’in en çok tartışılan ko­nularından biri büyüme kom­pozisyonuydu. Politika faizinin uzun süre yüksek seviyelerde tutulması ve kredi muslukla­rının seçici olarak kısılmasıy­la iç talepte belirgin bir........

© Dünya