menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026 eşiğinde Türkiye: Kredi notları, CDS ve ekonomik restorasyonun geleceği

7 0
28.01.2026

2026 yılının ilk ayı, Türkiye ekonomisi için kü­resel finans çevre­lerinin mercek al­tına alındığı kritik bir dönemeç oldu. Uzun süredir uy­gulanan rasyonel para politikasının sürdürülebilirli­ği, mali disiplindeki kararlılık ve rezerv birikimi, uluslararası kredi derecelendirme kuruluş­larının Ocak ayı ajandasını be­lirleyen temel unsurlar olarak karşımıza çıktı.

Fitch ve Mo­ody’s’in Ocak 2026 kararları, Türkiye’nin küresel sermaye piyasalarındaki konumunu sa­dece bir not artışı beklentisiyle değil, risk algısının kökten de­ğişimiyle yeniden tanımlıyor.

Ocak ayının üçüncü hafta­sında Fitch Ratings, Türki­ye’nin uzun vadeli döviz cin­sinden kredi notunu “BB-” olarak teyit ederken, not görü­nümünü “durağan”dan **”po­zitif”**e yükselterek piyasa­lara beklenen müjdeyi verdi. Hemen ardından Moody’s, no­tu “Ba3” seviyesinde sabit tut­sa da raporunun satır araların­da yapısal reformların ivme kazanmasına vurgu yaparak, 2026’nın ikinci yarısı için yeşil ışık yaktı.

Bu kararların makroekono­mik zemini incelendiğinde, Türkiye’nin dış denge ve enf­lasyon arasındaki hassas den­geyi yönetme becerisinin ön plana çıktığını görüyoruz. Ca­ri açığın GSYH’ye oranının %1,8 seviyelerine gerileme­si ve Merkez Bankası’nın brüt rezervlerinin rekor seviyeler­de kalıcılaşması, Fitch’in gö­rünüm artırımındaki en güçlü dayanaklar oldu. Kuruluşlar, Türkiye’nin artık bir “likidite riski” taşımadığını, meselenin bir “enflasyonla mücadele ka­rarlılığı” meselesine dönüştü­ğünü tescil etmiş oldular.

Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS),........

© Dünya