menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

11 Haziran virajında TCMB ve 2026 üçüncü çeyreğin makro haritası

29 0
10.06.2026

Türkiye ekonomisi, küresel finansal rüzgar­ların yön değiştirdiği ve yerel dinamiklerin hassas bir dengeye oturduğu oldukça kritik bir kavşakta ilerliyor. 1 Haziran 2026 tarihli TÜİK verilerine göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde GS­YİH genel değişim oranı yıllık bazda %2,5 artış göstermiş durumda. Bu büyüme performansı, bir önceki çeyreğe göre mevsim ve takvim etkilerin­den arındırılmış bazda sadece %0,1’lik bir geniş­lemeye işaret ediyor ki bu da iç talepte belirgin bir soğuma sinyalidir.

Öte yandan, 5 Haziran’da açıklanan Mayıs 2026 enflasyon verileri ise makroekonomik görünümün en önemli çıpası ol­mayı sürdürüyor. Mayıs ayında tüketici fiyat en­deksi (TÜFE) yıllık 2,61 ve aylık %1,71 artar­ken; yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık (,93 ve aylık %2,75 artış kaydetti. Bu tablo ışı­ğında gözler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Banka­sı’nın (TCMB) 11 Haziran 2026 tarihindeki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrildi.

11 Haziran PPK faiz beklentisi: “Bekle-gör” ve sıkı duruşun korunması

Makroekonomik tutarlılık çerçevesinde ince­lendiğinde, TCMB’nin 11 Haziran’daki toplantıda politika faiz oranını sabit tutması en güçlü bek­lenti olarak öne çıkıyor. Bu öngörünün arkasında hem büyüme hem de enflasyon cephesindeki ya­pısal dinamikler yer alıyor:

-İç talep ve büyüme kompozisyonu: İlk çeyrekte yerleşik hanehalklarının nihai tüketimi %4,8 artarak büyümeyi sırtlamaya devam etse de, mevsimsellikten arındırılmış çeyreklik %0,1’lik büyüme, sıkı para politikasının........

© Dünya