menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yatırım fonu çok ama ‘tema’sı az!

19 0
12.03.2026

Parasını yatırım fo­nunda değerlen­dirmek isteyenler için çok sayıda alternatif var. Belli bir sektöre ya da temaya yatırım yapan tematik fonla­rın sayısı da artıyor. Ancak bazı fonların portföyü adıyla pek de uyumlu değil. Örneğin doğrudan mısır, soya, buğday gi­bi emtialara yatırım yapan tema­tik bir fon bulmak zor.

Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde tasarruf sahipleri birikimlerini korumanın derdi­ne düşer. Yaptıkları yatırımın en azından enflasyon oranı kadar getiri sağlamasını umut eder­ler. Piyasalarda dalgalanmaların yüksek olduğu dönemlerde ise fiyat hareketlerini takip etmek bir o kadar zorlaşır. Böyle dö­nemlerde profesyonellerin yö­nettiği yatırım fonlarına yatırım yapılması önerilir.

Türkiye’de neredeyse tüm yatırım kuruluş­larının yönettiği çok sayıda yatı­rım fonu var. Tefas sayesinde ya­tırımcılar, sadece hesaplarının bulunduğu kurumların fonları değil diğer tüm kurumların yö­nettiği fonlara da yatırım yapa­bilme avantajına sahip. Ekono­mi yönetiminin göreve gelmesi­nin ardından faiz enstrümanının oyuna yeniden dahil edilmesi, özellikle para piyasası fonlarına ilgiyi önemli ölçüde artırdı.

Tematik fonların sayısı artıyor

Borsa İstanbul’un son yıllar­da enflasyonun altında bir per­formans göstermesi, endeksin üzerinde getiri sağlayan hisse fonlarını yatırımcıların rada­rına soktu. En çok ilgi gören bu fonların dışında tematik fonla­rın sayısı da hızla arttı. Özellikle teknolojinin gelişmesiyle küre­sel piyasalara yatırım kolaylaş­tı. Bugün elinizdeki cep telefon­ları ile Wall Street’te hisse sene­di alıp satabiliyorsunuz. Öyle ki tüm dünyada kolaylaşan yatırım araçlarına erişim, Nasdaq’ta ne­redeyse 7/24 işlem yapılabilme­si için yetkilileri harekete geçir­di. Tekrar tematik fonlara geri dönelim…

Tematik fonlar, bildi­ğimiz geleneksel fonlara göre, daha fazla uzmanlık gerektiren fonlar. Bu fonlar genellikle belir­li bir sektöre veya temaya odak­lanır ve yatırımlar diğer fonlara göre daha uzun vadeli bir stra­tejiye dayanır. Örneğin teknolo­ji, tarım, gıda, enerji, sağlık, blok zincir alanlarında yeni bir tren­din başlayacağına inananlar bu tür fonları tercih edebiliyor.

Türkiye’de de çok sayıda tema­tik fon var. Ancak fonların port­föy dağılımlarına bakıldığında birçoğunun ‘tematik fon’ olma­nın hakkını tam olarak verme­diği görülüyor. Örneğin, gelecek­te Çin ekonomisinin şahlanaca­ğına inanan biri Çin Borsası’na gidip tek tek hisse almaktansa bu şirketlere yatırım yapan fonu almak isteyebilir.

Fakat adında ‘Çin’ yazan fonların portföyle­rine bakıldığında içinde gerçek­ten Çinli şirket hissesi oldukça az. Bu tür fonların yüzde 80’inin yabancı menkul kıymetlere ya­tırım yapması zorunlu. Geri ka­lan yüzde 20 ise Türk şirket his­se oranı. Benzer bir durum tarım ve gıdaya dayalı tematik fonlar­da da var. Gelecekte tarım ürün­lerinin fiyatının yükseleceği­ni düşünüp; mısır, buğday, soya gibi ürünlere doğrudan yatırım yapmak isteyenlere hitap eden tematik fon yok.

Bu ismi taşıyan fonların portföylerine bakıldı­ğında, ağırlıklı olarak Türkiye’de faaliyet gösteren gıda şirketi his­selerinin olduğu görülüyor. Do­layısıyla fon isimleri aslında te­matik fon gibi dursa bile içeriği tam olarak bunu karşılamıyor. Yatırım fonlarına yönelik bir ça­lışma yürüten SPK’nın tematik fonlara yönelik de bir düzenle­me yapması kafa karışıklığını ortadan kaldırabilir.


© Dünya