menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Birlikte savaşılır, herkes kendi payına ölür

18 0
latest

Yeşilçam filmlerin­deki gibi, bi­rinin ortaya atılıp “Durun, siz kardeşsi­niz!” demesi gerekirdi ama korku dağla­rı sardı. Bunu “yarım ağız” söylemek de kala kala mahal­lenin delisine, Trump’a kaldı. Lidersiz, pusulasız, bin par­çaya bölünmüş “hasta Avru­pa”yı hala Ukrayna-Rusya savaşının ateşine odun taşı­yor diye suçlayanlar artıyor. Hesapta tek kurşun atmayıp tek can kaybetmediği bir sa­vaşta hızla kan kaybediyor Avrupa…

Yaşlı kıtanın her köşesi gibi Hırvatistan da savaş­tan kaçan sığınmacılardan payını alanlardan. Ezici ço­ğunluk tabii ki Ukraynalı, ama yeni bir hayat için ka­çan tek tük muhalif Ruslar da var. Birbirinin halinden anlamaya çalışan pek az, düşman gözle bakan çoğun­lukta. Bazen bir kafede fark­lı iki masadan Ukraynaca ve Rusça işitip, gerginliğe par­maklaryla dokunabilecek­miş hissine kapılıyor insan.

Trump’ın “Bana Nobel al­dıracak bir barış anlaşması imzalasınlar da şartı-şur­tu beni ırgalamaz” tavrıyla kurduğu zoraki barış masası sallanırken, sıradan Avru­palının zihninde mühim bir soru dönüp duruyor: “Peki faturayı kim ödeyecek?”

Zira savaş uzadıkça fa­turası vergi mükellefinin mutfağına girmiş durumda. Bugün AB ülkelerinde........

© Dünya