Türkiye ve dünyada 2025 yılının muhasebesi
Küresel kırılmalar, ekonomik sıkışmalar ve siyasetin sertleştiği bir yıl…
2025 yılı, dünya genelinde hem ekonomi hem de siyaset açısından belirsizliklerin kalıcılaştığı, geçici şokların ise yapısal sorunlara dönüştüğü bir eşik yılı olarak kayda geçmektedir. Pandemi sonrası toparlanma beklentilerinin yerini “kontrollü yavaşlama”, “yüksek enflasyonla uzun süre yaşama” ve “jeopolitik risklerin normalleşmesi” gibi kavramlar almıştır. Küresel ekonomi artık krizden çıkışı değil, krizle birlikte yaşamayı tartışmaktadır.
2025’in küresel ekonomi gündeminin merkezinde üç temel başlık bulunmaktadır: yüksek borçluluk, faizlerin kalıcı yüksek seyri ve parçalanan küresel ticaret düzeni. ABD, Avrupa ve gelişmekte olan ülkeler farklı dinamiklerle de olsa aynı soruya cevap aramaktadır: Büyüme mi, fiyat istikrarı mı?
ABD tarafında Federal Reserve, 2024 sonunda başlattığı sınırlı faiz indirimlerine rağmen 2025 boyunca temkinli duruşunu sürdürmüştür. Enflasyonun %2 hedefinin üzerinde kalıcılaşması, Fed’in agresif gevşeme alanını daraltmıştır. Bu durum, küresel dolar likiditesini sınırlı tutarak özellikle gelişmekte olan ülkelerde finansman maliyetlerini yukarıda tutmuştur.
Avrupa’da ise Avrupa Merkez Bankası, resesyon riski ile enflasyon baskısı arasında sıkışmış durumdadır. Almanya başta olmak üzere sanayi üretimi zayıf seyrederken, enerji maliyetleri ve ücret artışları enflasyonu yapışkan hale getirmiştir. Sonuç olarak Avrupa ekonomisi 2025’te düşük büyüme–yüksek risk dengesinde ilerlemiştir.
2025’in en kritik küresel başlıklarından biri de Çin ekonomisindeki yapısal yavaşlamadır. Çin,........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar
Rachel Marsden