Eskimeyen yatırım aracı “altın”
2025 yılı, altın için yeni bir “yükselme çağı” olarak nitelendirilebilir. Ayrıca, 2025 yılı içerisinde altının 1 ons başına yaklaşık 4.000 dolar seviyelerini test ettiği görülmektedir. Bugün itibariyle ons altın fiyatı 4143 dolardır. Özetle: altın hem “güvenli liman” talebiyle hem de makroekonomik belirsizliklerle birlikte ciddi bir yukarı ivme sergilemiştir.
Altın fiyatlarındaki yükselişi açıklayan başlıca dinamikler arasında şunlar yer alıyor:
-Küresel belirsizlik, jeopolitik risklerin artması: Örneğin, farklı bölgesel çatışmalar, ticaret savaşları ve para politikası belirsizlikleri altına olan yönelişi teşvik ediyor.
-Düşük veya negatif reel faiz ortamı: Faizlerin düşük kalması, getiri sağlamayan para araçlarının – dolayısıyla – alternatif olarak altına yönelmesini yaratıyor. Bu da altın için destekleyici olmaktadır.
-Doların zayıflaması ve para birimlerinde oynaklık: Çünkü altın genellikle dolar cinsinden fiyatlanıyor; doların zayıflaması altını görece çekici hale getirmektedir.
-Portföy çeşitlendirme ve enflasyon hedge (korunma) aracı olarak algılanması: Altın, geleneksel hisse senedi-bono portföylerine “güvenli liman” koruması katıyor.
Analistlerin ve büyük kurumların öngörüleri de oldukça dikkat çekicidir Örneğin:
J.P. Morgan, altının 2026’nın ortalarında 4.500 USD’ye yaklaşabileceğini tahmin ediyor.
Goldman Sachs ise 2026 sonunda altının yaklaşık 5.000 dolar olabileceğini Dünya Bankası göre, 2026’da altın fiyatının yaklaşık artacağı, ancak 2026’da belirsizliklerin azalmasıyla bir miktar düzeltme yaşanabileceği öngörülüyor. World Bank Blogs Bu veriler, altının kısa ve orta vadede hâlâ çekici bir yatırım aracı olabileceğini gösteriyor.
Altının yatırım aracı olarak Türkiye’deki rolü
Türkiye’de altın; tasarrufların korunması, enflasyon karşıtı yatırım ve geleneksel bir değer saklama aracı olarak yaygın bir şekilde kullanılıyor. Bu kullanımın arkasında birkaç unsur var:
-TL’nin yıllar içinde sürekli olarak enflasyona ve para birimi değer kayıplarına maruz kalması, fiziksel varlıklara yönelimi artırıyor.
-Türkiye’de altın takı kültürü ve bireysel yatırım olarak altın alımı yaygın; bu yüzden “özelleşmiş yatırım ürünü” olmasının ötesinde bir kültürel boyutu da var.
-Yerel yatırımcılar için altın, hisse senedi ya da döviz gibi daha karmaşık yatırım araçlarına oranla daha erişilebilir ve anlaşılır bir alternatif.
Ancak bu durum beraberinde bazı riskleri de getiriyor: fiziksel altının saklama, çalınma ya da likidite gibi sorunları olabilir; ayrıca alım-satım zamanlaması ve maliyetleri (örneğin işçilik, külçe farkları) göz önünde bulundurulmalı.
Altının Türkiye’deki getirisi yalnızca küresel fiyat artışıyla değil, TL’de yaşanan değer kaybıyla da desteklenmiş........



















































