We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Şirketlere dolaylı yoldan vergilendirme getirildi

10 0 0
18.09.2021

Ali ÇAKMAKCI

Yeminli Mali Müşavir-Sorumlu Ortak Bağımsız Denetçi

E. Hesap Uzmanı

11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 94. maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile başta halka açık şirketler olmak üzere, tam mükellef sermeye şirketlerine kendilerine ait olan hisseleri geri alımları nedeniyle çok ağır düzeyde vergilendirme içeren bir düzenleme ihdas edilmiştir. Bu düzenlemeyle, tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi hisselerini iktisap etmek suretiyle vergisiz bir şekilde kâr dağıtımı yapmalarının önüne geçilmiş ve şirket karlarının dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın tevkif yoluyla alınacak vergiye ilişkin bir vergi güvenlik müessesesi ihdas edilmiştir. Tam mükellef sermaye şirketleri tarafından ödenen vergi nihai bir vergi olup, kendi üzerlerinde kaldığından esasen kendileri vergilendirilmiş olmaktadırlar. Yapılan düzenlemeye göre şirketlerin geri aldıkları payları sermaye azaltımı yapmaları, 2 yıl içinde elden çıkarmaları veya pasif kalmalarına göre  stopaj yapılacaktır. Bu düzenleme ile, tam mükellef sermaye şirketlerinin neredeyse özel bazı durumlar dışında tüm hisse/pay geri alımları “Dağıtılmış Kar Payı Sayılma” ve “Stopaj Yoluyla Vergilendirme” tehdidi altına girmiş oldu.

Bize göre, hisse geri alımlarında sermaye azaltımı olmadığı sürece vergilendirme yapılmamasının daha sağlıklı olacaktı. Zira, karın gerçek anlamda dağıtılıp dağıtılmadığı o zaman nihai olarak anlaşılabilirdi veya kanaat getirilebilirdi. Fakat, mevcut hükme göre sermaye azaltımı yapılmış olsun veya olmasın şartlar sağlandığı takdirde kar dağıtımına bağlı vergilendirme ortamı oluşmuş olacaktır.

Düzenlemeye göre şirketlerin kendi hisselerini/ortaklık paylarını geri satın almalarının asla bir kar dağıtımı olarak sayılamayacağı/değerlendirilemeyeceği görüşlerine karşı olmakla beraber, bu işlemler neticesinde kar dağıtma riskinin bulunduğu/bulunabileceği, idarenin bir kısım kaygılarının doğru olabileceği, buna karşın her şekil ve suretle yapılan tüm işlemleri bu tehdit altında yorumlamanın kanun hükümlerinin amacı dışında yorumlanmasına imkan tanıyabileceği yönünde görüşlere sahip bulunmaktayız. Bu nedenle, her durumu kendi içinde değerlendirerek somut bir kanıya varmanın vergi hukukunun ispat ilkesi açısından önemli olduğunu savunmaktayız.

Buna karşın, kanun hükmü üzerinde yaptığımız değerlendirmelere göre kanunda aranan sürenin geçmesi nedeniyle vergi dışı kalan hisse satışına ilişkin değer artış kazançlarının, hangi gerekçe veya saikle olursa olsun, sonradan tekrar vergi kapsamına alınmasının........

© Dünya


Get it on Google Play