We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sıradan işleri nasıl eğlenceli hale getirebiliriz?

8 0 0
25.09.2021

Yücel UYGUN

DBA Consulting Eğitim ve Danışmanlık

“Tüm hassas ruhlar ve düşünürler için can sıkıntısı, mutlu bir yolculuktan ve neşeli rüzgârlardan önce gelen ruhun o nahoş rüzgârsız sakinliğidir.”

Nietzsche

Yaptığımız işi ne kadar seversek sevelim, her işin bir angarya tarafı olabiliyor. Peki, bu işlerin zorlayıcı kısımları gerçekten angarya mı, yoksa zihnimiz mi o şekilde tanımlıyor? Haftalık raporlar, rutine dönüşmüş günlük işler, her gün trafikte geçen sıkıcı dakikalar, her sabah aynı saatte çalan saatin alışılagelmiş sıradanlığı vb. listeyi uzatabiliriz. Bazen kendimizi “bugün aslında dündü” filminin içinde hissedebiliyoruz.

Sıradan işleri eğlenceli hale getirmeye veya onları ilham verici unsur olarak algılamamıza yönelik birkaç öneri:

Ön yargılarımız bazen bize oyun oynayabiliyor. Çoğu zaman işlerin sıkıcı gibi gözüken tarafları, ön yargılarımız sayesinde oluşuyor. Eğer ön yargılarımızdan biraz kurtulabilirsek, bu durumun aslında öyle olmadığını görebiliriz. Örnek vermem gerekirse rapor hazırlamayı ve göndermeyi keyifsiz, sıkıcı bulan bir çalışan, yapılan bu işin üst birim yöneticisinin işini kolaylaştırdığını veya -raporun içeriğine göre- kendisinin veya şirketin ölçülmesi ve değerlendirilmesi işinin performans ve gelişim açısından önemli olduğunu düşünerek yaptığı bu işte bir anlam bulabilir.

Müzisyen John Cage’in sıkılganlık konusunda farkındalık oluşturan sözü: “İki dakika sonra........

© Dünya


Get it on Google Play