We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sermaye azaltımında vergileme

7 1 18
20.07.2022

Şirkete konan sermayenin ortağa iade edilmesinin esas olarak vergi doğuran bir yönü yok. Sermayenin iadesi kâr dağıtımı değil. Dolayısıyla ortağa yapılan ödemeden stopaj yapılmıyor, ortaklar da iade aldıkları sermaye payını tutarına bakılmaksızın beyan etmiyorlar.

Malum, şirket sermayeleri sadece ortaklar tarafından konan sermayeyle sınırlı değil. Birçok şirket; yeniden değerleme fonu, enflasyon düzeltmesi olumlu farkı, geçmiş yıl kârları gibi, sermaye ve kâr yedeklerini kullanarak sermaye artırımı yapıyor. Bu tür şirketlerde sermaye azaltımı yapılması durumunda iki önemli vergileme tartışması ortaya çıkıyor: 1) Azaltılan sermayenin kaynağı, dağıtımında vergilenecek bir kazanç veya fonsa, bu durumda da kaynağına bakılarak bir vergileme yapılıp yapılmayacağı, 2) Vergileme yapılacaksa, ortağa ödenen kısmın kaynağının nasıl belirleneceği.

Konuyu 2009 yılında yazmıştım. O tarihte Mali İdarenin görüşü belliydi, halen de bu görüşte bir değişiklik yok. Bildiğim kadarıyla o tarihte bir yargı kararı yoktu. Sayıca çok olmasa da şu an itibariyle bir miktar yargı kararı da var. Bu makaleyi yazmaya beni sevk eden de yeni gördüğüm bir yargı kararı. Kararı aşağıda özetleyeceğim ama öncelikle İdarenin görüşünü hatırlatmak ve tespit ettiğim birkaç yargı kararını da kısaca belirtmek isterim.

Gelir İdaresince verilen özelgelerde, sermaye azaltımında;

Öncelikle, işletmeden çekilmesi halinde kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesapların (pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, yeniden değerleme değer artış fonu, iştirakler yeniden değerleme değer artış fonu, maliyet artış fonu vb.),

Sonra, sadece kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesapların (geçmiş yıl karları, olağanüstü yedekler vb.),

Son olarak ise işletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdi sermayenin işletmeden çekildiği kabul ediliyor.

Görüldüğü gibi, yukarıda ifade ettiğim iki tartışmalı konuda İdarenin cevabı net: 1) Sermayenin kaynağına bakılarak vergileme yapılır. 2) Ortağa ödenen tutarın kaynağı, en çok nasıl vergi çıkar formülüne göre belirlenir.

Konuyla ilgili yargı kararları, benim izleyebildiğim kadarıyla aynı yönde değil. Sermaye azaltımında, sermayenin kaynağına bağlı olarak vergileme (kurumlar vergisi ve kâr dağıtımına bağlı stopaj) yapılması gerektiğini söyleyen kararlar da var, vergileme yapılmayacağını söyleyen kararlar da var. Dolayısıyla yukarıda ifade ettiğim iki tartışmalı konuda yargının farklı kararları var. Vergileme yapılacağını söyleyen yargı kararlarında, ortağa ödenen tutarın kaynağının nasıl belirleneceğine ilişkin bir belirleme yok. En azından kararlardan bunu çıkartmak mümkün değil. İkinci ikinci tartışmalı konuda da yargı kararları bizi bir noktaya götürmüyor.

Gelelim bu makaleyi yazmama neden olan yargı kararına. Karar Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 02.03.2022 tarih ve E:2020/1097 K:2022/97 sayılı kararı. Aslında, gördüğüm kadarıyla tek bir işlemden birden fazla ihtilaf ve yargı........

© Dünya


Get it on Google Play