Kişilik ve algı filtreleri: Göz bakar, beyin görür! |
İnsanların öznel algı filtreleri, gerçek olan algıdır...Ve değiştirilebilen tek gerçek algıdır. Burada, algı ve gerçek ile ilgili farklı disiplinlerin yaklaşımları üzerinde durma niyetinde değiliz. Amacımız, kişilik gelişiminde ‘bireyin algılarının/algılamalarının’ önemini ortaya koymak.
Bu önemli, çünkü bireyler kişilikleri üzerinden hayatı algılıyorlar. Nesneler, canlılar, olaylar, edimler ve eylemlerin ‘bilinçten bağımsız olarak var olduğunu sandığımız gerçekleri’yle algılar arasındaki derin farklar olabilir.
Algı, nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma sürecidir!
Algı (Os. idrak, şuur, teferrüs; İng. perception), ‘nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma’ şeklinde tanımlanıyor. Algı, dış dünyanın duyumlarla oluşan imgesinin bilinçte gerçekleşmesidir. Bir tasarımdır, bilince dair bir tasarım. Bilinç zaten tüm deneyimlerimizin temeli ve bağlamıdır. Sıradan insan bilinci savunmadadır.
Gerilim halindedir çoğunlukla. Algı aynı zamanda tüm duyusal verilerin anlamlandırılması işlemine verilen addır. Evet, doğrudur; göz bakar, beyin görür. Bir anlamda algılama yoluyla biliriz. Böylece biriktiririz ve bir sonraki algılarımızda bunları ham veri olarak kullanırız. Burada karşılıklı bir süreç başlar. Bilgiyle algılayabiliriz; algıyla bilebiliriz.
Algılama ise bir eylem ve sürecin kendisidir. Her birimiz nesne, olay, olgu ve kişileri rastlantısal olarak değil de, belli bir sistem mantığında algılarız. Kişi, duyu organları vasıtasıyla alınan duyusal bilgilerin analizi ve yorumunu kendiliğinden gerçekleştirir. Bu doğal bir........