İran’ı vurmak |
ABD Başkanı Trump, ocak ayında askeri güçlerinin İran’a doğru yola çıktıklarını açıkladıktan hemen sonra bu gücü Venezuela’daki son yıldırım operasyonunda kullanılan güçle karşılaştırarak, “görevlerini hızlı ve İran’ı pes ettirecek bir şiddetle yerine getirebileceklerini” söyledi. Bu ifade sonu belirsiz olaylar silsilesine gebe.
Trump, İran’ın nükleer silah geliştirmesini önlemek istediklerini bunu yaparken olabilecek rejim değişikliğinin en iyi şey olacağını söyledi. İran nükleer tesislerine ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran’ın sivil alanda kullanmak üzere uranyumu zenginleştirdiğini belirttiğini ancak bu miktarın sivil alan için gerekenden fazla olduğunu savunarak, “Muhtemelen, endüstriyel sınıf bomba yapım malzemesine sahip olmaları bir haftalarını alır ve bu çok tehlikeli. Buna izin veremeyiz.” ifadelerini kullandı. Halbuki ABD, İran’ın nükleer tesislerinin 22 Haziran 2025 günü vurduğunda başta Trump olmak üzere ABD’li üst düzey yetkililer harekâtı çok başarılı nitelendirmişler ve İran’ın nükleer kapasitesinin neredeyse yok edildiğini açıklamışlardı.
İran’ın nükleer kapasitesi konusundaki söylemler birbiriyle çelişiyor. Biz bu yanıltıcı söylemleri daha önce Irak’ta görmüştük. Dönemin ABD Başkanı Bush, 2002 yılında yaptığı açıklamalarında Saddam Hüseyin’in bir yıl içerisinde nükleer ve biyolojik güç haline geleceğini, İsrail ve bölgedeki diğer Amerikan müttefiklerinin balistik füzelerle hedef alınabileceğini iddia etmişti. Irak’a saldırının baş mimarı dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, 5 Şubat 2003’te, BM’de, Almanya’da yaşayan Iraklı kimyager Rafid Ahmed Alwan........