Kredi büyümesinde arz ve talep koşulları
Bu haftaki yazımızda banka kredileri için arz ve talep koşullarını değerlendireceğiz. Bu konuya geçmeden önce PPK kararı ve geleceğe dönük beklentilerimizi aktaralım.
TCMB ne yapar konusu son haftalarda enine boyuna tartışıldı. Biz iki aydır Orta Doğu’da savaş ortamanının soğuması ile birlikte TCMB’nin kademeli bir normalleşme süreci takip edeceğini ve Ağustos sonuna kadar ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini (AOFM) 7’ye düşüreceğini tahmin ediyorduk. Bu tahmini “ateşkesin devam edeceği” varsayımı ile yapıyorduk. Fakat, Orta Doğu’da sular duruluyor derken savaş tekrar alevlendi.
Mevcut ortamda Temmuz toplantısında politika faizi ve diğer faizlerde değişiklik beklemiyorduk ve TCMB’de bu yönde karar aldı. Savaşın gidişatına göre AOFM’yi önümüzdeki dönemde kademeli olarak düşürme imkanı hala olacak. Bu süreçte enflasyonun gidişatı da önemli.
Temmuz ayı enflasyonu büyük ihtimalle %1.8-%2 aralığında ve geçtiğimiz yılın %2.05’lik artışından daha düşük gerçekleşecek. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi Ağustos enflasyonunu da yukarı yönlü etkileyecektir. Dolayısıyla, enflasyon tarafında TCMB’nin eli çok rahat değil. Bu nedenle TCMB’nin önümüzdeki dönemde attığı adımlarda temkinli davranacağını değerlendiriyoruz.
Kredi koşullarında güçlü sıkılaşma
Bu hafta değerlendirmek istediğimiz asıl konu ise kredilerde arz-talep meselesi. Kredi büyüme oranlarına baktığımızda TL........
