Yapay zekânın velayet davası

Dünyanın gözü bugünlerde Oakland’daki bir mahkeme salonunda. Bir tarafta Elon Musk, diğer tarafta Sam Altman. Yüzeyde bu bir şirket davası gibi görünüyor. Oysa gerçekte yaşanan şey, yeni dünyanın kontrol savaşından başka bir şey değil.

 İnsanlık tarihinin en büyük güç savaşları genellikle önce görün­mez başlar. Sanayi devrimi başla­dığında kimse birkaç fabrikanın dünyayı değiştireceğini anlama­mıştı. Petrol bulunduğunda me­sele yalnızca enerji sanılıyordu. İnternet ortaya çıktığında ise bu­nun bir gün seçimleri, ekonomi­leri ve toplum psikolojisini şekil­lendirecek kadar güçlü hale gele­ceği öngörülememişti.

Şimdi benzer bir eşikteyiz. Fa­kat bu kez mesele yalnızca ekono­mi ya da enerji değil. Bu kez tartı­şılan şey insan zihninin geleceği.

Dünyanın gözü bugünlerde Oak­land’daki bir mahkeme salonunda. Bir tarafta Elon Musk, diğer taraf­ta Sam Altman. Bir zamanlar aynı masada oturup insanlık yararına yapay zekâ geliştireceklerini söy­leyen iki isim, bugün birbirlerini ihanetle suçluyor. Yüzeyde bu bir şirket davası gibi görünüyor. Oysa gerçekte yaşanan şey, yeni dünya­nın kontrol savaşından başka bir şey değil.

Çünkü OpenAI artık sıradan bir teknoloji şirketi değil. Chat­GPT’nin ortaya çıkışıyla birlikte yapay zekâ insan hayatının mer­kezine yerleşti. İnsanlar artık bilgiye ulaşırken, yazı yazarken, araştırma yaparken hatta düşü­nürken bile yapay zekâ sistemle­rinden yardım alıyor. Önümüzde­ki yıllarda hukuk, eğitim, medya, sağlık ve finans sistemleri de bu teknolojilerle şekillenecek.

Yani mesele artık bir uygulama değil. Mesele, geleceğin işletim sistemi.

İşte bu yüzden Musk ile Altman arasındaki kavga yalnızca milyar­der egolarının çatışması değil. Tarihte ilk kez insanlığın gelece­ğini belirleyebilecek bir teknolo­jinin kimin elinde kalacağı açık biçimde tartışılıyor.

OpenAI yıllar önce “insanlık yararına çalışan” bir laboratuvar olarak kurulduğunda verilen me­saj........

© Dünya