Lokal etkinin peşinde
Eğitimden toplumsal cinsiyet eşitliğine, iklimden kapsayıcı kalkınmaya kadar pek çok başlıkta benzer hedeflere yürürken; kullanılan araçlar, kurulan ortaklıklar ve yaratılan etki coğrafyadan coğrafyaya değişiyor. Sürdürülebilirlik ancak yerelleştiğinde, etki ancak zamana yayıldığında gerçek oluyor.
Geçen hafta Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü (UNITAR – United Nations Institute for Training and Research) çatısı altında faaliyet gösteren CIFAL Global Network’ün yıllık toplantısına katılmak üzere Londra’daydım. Dünyanın farklı coğrafyalarından gelen ve her biri kendi ülkesinde sürdürülebilir kalkınma amaçlarını hayata geçirmek için çalışan merkezlerin temsilcileriyle; yıl boyunca yürüttüğümüz çalışmaları paylaşmak, birbirimizden öğrenmek ve bu çabaların nasıl daha güçlü bir etki yaratabileceğini birlikte düşünmek için bir araya geldik.
Her CIFAL merkezi, kendi coğrafyasında hayata geçirdiği eğitim programlarını, işbirliklerini ve saha çalışmalarını anlattı. Aynı küresel hedeflere hizmet eden ama farklı ihtiyaçlardan, önceliklerden ve gerçekliklerden beslenen çok sayıda örnek dinledik. Bir yandan ne kadar ortak bir dil konuştuğumuzu görmek mümkündü; diğer yandan her ülkenin, her şehrin, hatta bazen her mahallenin kendine özgü bir odak alanı olduğu da çok netti.
Toplantının belki de en öğretici tarafı buydu. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları evrensel bir çerçeve sunuyor ama bu çerçevenin içini dolduran şey, yerel dinamikler oluyor. Eğitimden toplumsal cinsiyet eşitliğine, iklimden kapsayıcı kalkınmaya kadar pek çok başlıkta benzer hedeflere yürürken; kullanılan araçlar, kurulan ortaklıklar ve yaratılan etki coğrafyadan coğrafyaya değişiyor.
Bu nedenle üzerinde en çok hassasiyetle durulan konu, “lokal” ihtiyaçlara ve sorunlara uzun vadeli çözümler üretebilmek meselesi oldu. Yerelleştirmek; bir programı alıp başka bir yere taşımak değil, bulunduğu yerin gerçekliğinden yola çıkarak yeniden........
