Toprağın her karışı değerli |
Türkiye; 79,1 milyar dolarlık tarımsal hasılası ve 200’e yakın ülkeye yaptığı 36,4 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatı ile gıdada kendine yeterliliği en yüksek olan ülkelerden biri. Buğdayın anavatanı olan 23,8 milyon hektarlık verimli tarım toprakları, yalnızca bir üretim faktörü değil, aynı zamanda gıda güvencesinin, gıda güvenliğinin, istihdamın, sağlıklı bir çevrenin ve makroekonomik istikrarın da temeli.
Kent tarımı, dikey tarım, topraksız tarım gibi üretim ortamları giderek yaygınlaşsa da tahıllar ve baklagiller başta olmak üzere stratejik kabul ettiğimiz ürünler, açık hava fabrikası olarak nitelendirdiğimiz toprak üzerinde yetişmek zorunda. Ancak mevcut arazi yapısı, sahip olduğumuz potansiyeli yeterince etkin değerlendirilebilmemizi engelleyebiliyor.
Yapısal sorunlar verimsizleştiriyor
Türkiye’de ortalama bir tarım işletmesi yaklaşık 10 farklı parselden oluşan 59 dekar ortalama büyüklüğe sahip. Küçük, parçalı ve dağınık arazi yapısı, ölçek ekonomisini sınırlıyor, mekanizasyon etkinliğini düşürüyor, maliyetleri artırıyor ve sürdürülebilirliği zorlayan bir üretime neden oluyor. Yol ve sulama altyapısına doğrudan erişimi bulunmayan parseller, lojistik maliyetleri artırıyor ve üretim planlamasını güçleştiriyor.
Bunun sonucunda Türk tarımı, küresel........