Gıda piyasalarında sorun zincirin neresinde?
Her geçen gün artan küresel krizlere rağmen 140 milyon tonluk tarımsal üretimimiz ile tüm zamanların rekorunu kırdık. Sadece meyveler grubunda yüzde 58’lik artış sağladık. Ancak sağlıklı işlemeyen piyasa mekanizması, gıda piyasalarının yapısının tam olarak anlaşılamaması ve özellikle de kayıtlılık, izleme ve denetleme konularındaki zafiyetlerden dolayı mutfaktaki yangın, özellikle dar gelirli aileleri zorluyor.
Bu sıkıntılı süreçte, geçen hafta başlatılan adli soruşturma ile tarladan markete fiyatın yolculuğu mercek altına alındı. Yargı boyunu konuşmak elbette ki bizim işimiz değil. Ancak gıda piyasaları kaynaklı sorunların artık adli boyuta da taşınmış olması, bu konuya acilen neşter vurulması gerektiğini gösteriyor. Daha önce birçok defa yazılarımızda yer verdiğimiz gıda piyasaları ve gıda enflasyonu konusunu, bir tarım ekonomisti perspektifinden yeniden değerlendirmekte yarar görüyorum.
Gıda piyasalarını anlamak
Öncelikle tarım sektörünün üstü açık bir fabrikaya benzediğini, üretimin doğaya bağımlı olduğunu, çıktıların canlılığını uzun süre koruduğunu ve bu nedenle dayanıksız olduğunu belirterek konuya girelim. Üretim cephesi böyleyken piyasa mekanizmasının da kendine has özellikleri var. Bunları bilmeden yapılacak yorumlar, dezenformasyonu artırır ve........
