2025’te Türkiye tarım ekonomisi-2 |
Geçen yazımızda, 2025 yılını tarım ekonomisi açısından değerlendirmeye başlamıştık. Yazımızda, 2025’in en önemli olayı olarak don ve kuraklık, buna bağlı verim kayıpları ve tarımsal hasıladaki küçülmeyi, TARSİM sigortası kapsamında yapılanları ve yeni yılda yapılacakları ele almıştık. Bugünkü yazımızla konuya devam edeceğiz.
İklim krizini artık iliklerimize kadar hissettiğimiz ve belki de ilk defa paniğe kapıldığımız bir yıl oldu 2025. Özellikle suyun önemini gerek tarlada ve gerekse akmayan çeşmelerimizde fark ettik. Susuz en fazla birkaç gün, gıdasız en fazla birkaç hafta yaşayabileceğimizi, gıdamızın içeriğinin çoğunun sudan oluştuğunu, suyun hayat demek olduğunu ilk defa bu kadar derinden hissettik.
Aslında su kıtlığı çeken değil, su müsrifi bir ülke olduğumuzu sorgulamaya başladık. Diş fırçalarken çeşmeyi kapatmanın elbetteki değerli olduğunu ancak asıl kaybın tarımsal sulamalarda olduğunu yeni öğrendik. Bakan İbrahim Yumaklı’nın son bütçe konuşmasıyla tarımda kullanılan suyun artık yüzde 77 değil yüzde 79 olduğunu öğrendik.
Bu konuda iyi bir haber de yakaladık Sayın Bakanımızdan: Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir tarım arazilerimizin miktarı 8,5 milyon hektardan 10,5 milyon hektara........