menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Venezuela krizi siyasi öncelikleri öne çıkartıyor

18 0
08.01.2026

İktisadi yorum yapılırken, kont­rol edemeyeceğimiz faktörle­rin olmayacağını varsayarız. Örne­ğin 2025 yılına girerken uygulanan program kamuoyunda iyimser bir havanın yükselmesine neden olmuş, en azından kamuoyunun bir kısmı enflasyonla mücadelenin sonuç ver­meye başladığını düşünmüştü.

Ancak sonraki aylardaki gelişme­ler hiç de beklendiği gibi olmamış, 19 Mart’ta İBB ve Ekrem İmamoğ­lu’na yönelik yapılmaya başlanan operasyon ekonomide daha önce he­sapta olmayan siyasi şoka yol açmış­tı. Ekonomi yönetiminin bekleme­diği böyle bir şok ek tedbirlerin alın­masını gerekli kıldı ve dezenflasyon süreci bundan zarar gördü.

Ekonomi yönetimi bu yıl başında da geçen yıl olduğu gibi iyimser bek­lentilerin yükseldiği bir iklim yarat­mayı başardı. Kamuoyunun büyük bir kısmı “her şey yolunda giderse ve beklenmedik ekonomik ve siyasi bir gelişme olmaz ise” ekonomi yö­netiminin hedeflerine bu sene daha kolay erişebileceğine inanmaya baş­lamıştı.

Ancak bu kez “şok” yurt dışından geldi. ABD’nin Venezuela’nın başka­nının yatak odasına girip, onu kar­sıyla birlikte kaçırması tüm dünya­da şaşkınlık yarattı. İlk başta ülke­ler buna nasıl tepki vereceklerini bilemeseler de böyle bir “cüretin” uluslararası ilişkilerde etkilerinin olacağını, ülkelerin kendi siyasi ön­celiklerini buna göre gözden geçire­ceklerini tahmin etmek zor olmasa gerek. Fakat bu krizin uluslararası sistemde yol açacağı beklediğimiz sonuçlarının görülebilmesi biraz za­man alacaktır.

Bu sonuçların ilk etkisini Türki­ye’deki siyasi söylemlerde görme­ye başladık bile. Tüm siyasi liderle­rin tepkilerinde “iç cepheyi güçlen­dirme”........

© Dünya