Doğançay: Duvarlardan dünyaya uzanan bir dil |
Burhan Doğançay, daha çocukluk yıllarından itibaren babası Adil Doğançay’ın görevi gereği Anadolu’nun karşı karşıya olduğu, her yörenin kültürüyle yoğrulmuş birikimi üzerine Avrupa ve Amerika deneyimleri de eklendiğinde, yalnızca bir sanatçı olmanın ötesinde, bir kültür insanı olarak etrafına ışık saçmayı kendisine görev edinmiştir.
Ben, onu 1970’lerin ortasında tanıdıktan sonra sanatın içinde olmanın sadece eser toplamakla değil, aynı zamanda üretim sürecine katkı vermekle de mümkün olabileceğini kavradım. O günden sonraki bütün sergi, kitap, müze projelerinin yönetiminde kendisiyle ve eşi Angela ile beraber çalıştım. 1991’de St. Petersburg Ruski Müzesi’ndeki kişisel sergi ve kataloğu, AKM’deki kişisel sergi ve kataloğu, Eczacıbaşı’nın desteklediği Dolmabahçe Sarayı’ndaki ilk Doğançay Retrospektif Sergisi ve Kataloğu, 2004’te Cem Bahadır’ın büyük katkılarıyla Türkiye’nin sanat hayatına kazandırılan Doğançay Müzesi’nin inşaatı, açılışı ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi, Leverkusen’de ve Viyana Albertina Müzesi’ndeki sergiler, New York’ta J.F. Kennedy Havalimanı’nda terminalde gösterilen “Brooklyn Köprüsü Fotoğrafları” sergisi, Pera Müzesi’nde Jacques Villeglé ile ortak “Collage-Décollage” sergisi, İstanbul Modern’de Yıldız Holding’in katkılarıyla çok........