menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Takipteki krediler bir yılda ikiye katlandı

6 0
latest

Bankaların takipteki toplam kredi alacağı son bir yılda yüzde 91 artışla 666,7 milyar TL’ye çıktı. Takibe düşme hızı, aynı dönemdeki kredi artışı ve enflasyonun çok üzerinde.

Tüketiciler ve şirketler kesiminin bankacılık sektöründen kullandı­ğı ve zamanında ödenemediği için takibe düşen kredi borç­larında büyüme hızlandı. Ban­kaların takipteki toplam ala­caklarının hacmi son bir yılda yaklaşık olarak ikiye katlan­dı. Takipteki kredilerdeki ar­tış oranı, kredi hacmindeki büyüme ve enflasyonun çok üzerinde. Türkiye’de bankacı­lık mevzuatına göre bir banka alacağı 90 gün boyunca öden­mezse “takibe düşmüş kredi” olarak sınıflandırılıyor. Eko­nomide nakit akışı baskısı şir­ketlerin borç ödeme kapasite­sini aşındırırken, bireylerin gelirlerindeki reel aşınma da kullandıkları krediler ve kart borçlarında ödenemeyerek ta­kibe düşen hacmi büyütüyor. Takipteki kredi hacmi büyü­dükçe bankaların daha fazla özel karşılık ayırması gereki­yor. Bu da bankaların kârlılı­ğı, sermaye yeterliliği ve yeni kredi verme iştahını azaltarak tüm ekonomiye yayılan nega­tif etkiler doğuruyor.

Büyüme bu yıl da devam etti

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Mart 2005 iti­barıyla 349,1 milyar liralık dü­zeyinden net 229 milyar lira­lık artışla yılın sonunda 578,1 milyar liraya yükselen toplam takipteki banka alacakları, bu yılın ilk üç ayında da yüz­de 15,3 oranında 88,5 milyar lira artarak 666,7 milyar lira­ya ulaştı. Böylece söz konusu alacaklar son bir yılda yüzde 91 oranında 317,6 milyar lira artmış oldu. Takipteki alacak­lar, bankacılık sektörü toplam kredi hacminde ilk çeyrek­te yüzde 7,3, son bir yılda yüz­de 39,7 olan cari artışların iki katından daha yüksek oranda büyüdü.

Takibe düşen banka kredile­rinin hacmi, tüketici fiyatları (TÜFE) bazında bu yıl ilk çey­rekte yüzde 10,04 olan enflas­yona göre yüzde 4,8 ve son bir yılda yüzde 30,87 olan TÜFE artışıyla indirgendiğinde yüz­de 45,9 reel büyüme kaydetti.

273,5 milyarı bireyselden

Mart sonu itibarıyla taki­be düşmüş banka alacakla­rın 273,5 milyar lirası tüketi­ci kredileri ile bireysel kredi kartı olarak bireysel borçlara ait bulunuyor. Söz konusu ha­cim bu yıl ilk çeyrekte yüzde 15,7 oranında net 37 milyar, son bir yılda da yüzde 86,5 ora­nında net 126,9 milyar liralık büyüme kaydetti.

Bu kapsamda ihtiyaç kredi­lerinden takibe düşen kısım bir yılda yüzde 79,1 oranın­da net 56,8 milyar lira artarak 128,6 milyar, aynı nitelikteki konut kredisi miktarı yüzde 65,6 oranında net 516,4 mil­yon liralık bir artışla 1,3 mil­yar, taşıt kredileri de yüzde 63,6 oranında 156,1 milyon li­ralık artışla 401,4 milyar lira oldu. Böylece takipteki top­lam tüketici kredisi miktarı yüzde 78,9 oranında net 57,5 milyar liralık artışla 130,3 milyar liraya ulaştı.

Bireysel alanda en hızlı artış ise kredi kartı borçlarında ya­şandı. Ödenememiş kredi kar­tı borçları son bir yılda yüzde 94,1 oranında net 69,4 milyar lira artarak 143,2 milyar lirayı buldu. Bireysel borçlarda taki­be düşme ivmesinin artması, reel gelirlerin enflasyon kar­şısında aşınması, tüketimin kredi kartına kayması, asga­ri ödeme döngüsünün büyü­mesi, borcun tüketim finans­manına dönüşmesi durumu­nu yansıtıyor. Özellikle ihtiyaç kredilerindeki artış, hane hal­kının nakit açığını krediyle ka­pattığını gösteriyor.

En büyük bölüm şirketlerden

Takipteki banka alacakların en büyük bölümü, ekonomi­nin üretim ayağında yer alan aktörler olarak toplam kredi hacminde en büyük paya sa­hip olan şirketler kesimine açılan kredilerde.

Anonim, limited vb. şirket­ler ile KOBİ’ler, esnaf ve tica­ri işletmeler, serbest meslek sahipleri, kooperatifler, tarım işletmeleri ve büyük çiftçiler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bazı yatırımcı kamu kuruluş­larına açılan ticari ve diğer kredilerde takibe düşen mik­tar bu yılın ilk üç ayında yüzde 15,1 oranında net 51,5 milyar lira artışla 393,2 milyar lira­ya ulaştı. Söz konusu alacak­lar son bir yılda da yüzde 94,2 oranında net 190,7 milyar lira büyüdü. Son bir yılda toplam ticari ve diğer kredilerin hac­mi cari olarak yüzde 37,4 ve re­el bazda yüzde 5 büyürken, bu kapsamda takibe düşmüş kıs­mın reel olarak yüzde 48,4 ile bunun çok üzerinde büyüdü­ğü dikkati çekti.

Uzmanlara göre bu durum kredi kalitesinin zayıfladığı­na ve ekonomideki nakit akışı baskısının borç ödeme kapa­sitesini aşındırdığına işaret ediyor. Normal koşullarda ta­kipteki alacakların kredi hac­mindeki büyümeye paralel arttığına işaret eden uzman­lar, takipteki alacaklardaki artışın kredi büyümesinden hızlı olmasını, kredi portfö­yünde bozulmanın başladığı­nı gösteren klasik erken sin­yallerden biri olarak değer­lendiriyor.

Büyük bölüm KOBİ kredilerinden

Ödenemediği için takibe düşmüş ticari ve diğer kredilerin toplam hacmi içinde en büyük bölüm KOBİ’lere ait bulunuyor. Takipteki KOBİ kredilerinin hacmi son bir yılda yüzde 122,2 oranında net 127,4 milyar lira büyüyerek 231,6 milyar lira ile bu nitelikteki toplam ticari ve diğer kredilerin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor.

Ticari ve diğer krediler toplamında yer alan kredi türlerinde son bir yılda en hızlı artış ise yüzde 130,9’la ödenmemiş kurumsal kredi kartı borçlarında yaşandı. Söz konusu alacaklar mart sonu itibarıyla 24,9 milyar liralık bir hacim oluşturdu. Yine ticari ve diğer krediler kapsamda takibe düşmüş “taksitli” ticari krediler de bir yılda yüzde 125,9 oranında net 63,4 milyar liralık artışla 113,7 milyar liraya yükseldi.

Bu veriler, bozulmanın özellikle küçük işletmeler ve kart bazlı finansman tarafında yoğunlaştığını gösteriyor. Şirketler ilk aşamada, kredi kartı limitlerini kullanıyor, kısa vadeli işletme kredilerine yükleniyor, ardından kredi yapılandırma sürecine yöneliyor. Bu yüzden bu kalemlerdeki artış reel sektörde finansman stresinin büyüdüğünü düşündürüyor

Bankalar riskin farkında

Bu arada bankalar krediler için ayırdıkları “takipteki alacaklar özel karşılığı” miktarını son bir yılda net 241,9 milyar lira artırarak 501,5 milyar liraya çıkardılar. Söz konusu tutar, bankaların geri dönmeme ihtimali yüksek krediler için ayırdığı zarar karşılığını oluşturuyor. Başka ifadeyle banka, tahsil edemeyebileceğini düşündüğü kredi için baştan zarar yazıp kenara para ayırıyor.

Takipteki alacaklara ayrılan karşılıkların son bir yılda yüzde 93’le bir kata yakın artarak 500 milyar TL’yi aşması, bankaların bilanço riskini şimdiden fiyatladığını gösteriyor. Buna göre bankalar olası zararları bilançoda erkenden tanıyor. Ancak bu durum aynı zamanda risk algısının yükseldiğine de işaret ediyor.

Bütün olarak mart bankacılık verilerinde krediler cephesi, henüz sistemik bir bankacılık krizine işaret etmiyor ancak veriler, ekonomide borç çevrim kapasitesinin zayıflamaya başladığını ve kredi riskinin kısmen hane halkından reel sektöre doğru yayıldığını gösteriyor.


© Dünya